İcra ve İflas Kanunundaki Suçlarda İddianame gerekli değildir
2007/28 ( İİK SUÇLARINDA İDDİANAME GEREKMEDİĞİ hakkında karar)
Fatih ACAR:
Esas No:2007/17
Karar No:2007/28
Ceza Genel Kurulu 2007/17RD-16 E., 2007/28 K.
• İCRA VE İFLAS SUÇLARINDA ŞİKAYET
• 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 346 ]
• 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 347 ]
• 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 348 ]
• 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 349 ]
İİY’nin 331. maddesinde yazılı alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçunun takibinin İİY’nin 346. ve devamı maddeleri uyarınca İcra Mahkemesine başvuru ile yapılması gerektiği gerekçesiyle (Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.11.2005 gün ve 2005/21150 sayı ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara, şikayetçi vekilince yapılan itirazın (Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı)’nca, 30.12.2005 gün ve 1028/1295 sayılı müteferrik karar iie kabulü İle kovuşturmaya yer olmadığına kararının kaldırılmasına ve şüpheliler hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenmesine ilişkin karara karşı,
Adalet Bakanınca yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay Onyedinci Hukuk Dairesi’nce 21.03.2006 gün ve 12336 sayı ile;
01 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip aynı günlü mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile İİK’nın 331. maddesindeki eylemin müeyyidesi, hapis ve adli para cezasına dönüştürülmüş ise de suçun tabi olduğu yargılama usulüne ilişkin 349. maddede herhangi bir değişiklik yapılmadığından, anılan suça ilişkin yargılamanın şikayet prosedürüne uygun olarak yapılması zorunlu olduğundan, Tarsus Ağır Ceza Mahke-mesi’nin 30.12.2005 tarihli ve 2005/1028-1295 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulmasına, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, karar verilmiştir.
Yargıtay CBaşsavcılığı’nca 10.01.2007 gün ve 60772 sayı ile;
“Borçlunun alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçu, ÎİY’nin 331. maddesinin 5. fıkrası uyarınca şikayete tabi ise de, anılan suç alacaklının şikayeti üzerine Cumhuriyet Savcısınca soruşturularak, iddianame ile açılacak davada kovuşturma CMY’nin genel hükümlerine göre yapılacaktır.
Bu itibarla, kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’nca kabulüne karar verilmesi yasaya uygun olup, yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi yerine kabulüne karar verilmesi yasaya aykırılık oluşturacaktır”gerekçeleriyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Özel Daire’nin yasa yararına bozma isteminin kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına, Adalet Bakanı’nın yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Uyuşmazlık konusu somut olaydaki uyuşmazlıklar; İİY’nin 331. maddesinde düzenlenmiş bulunan, alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçundan,
a- Şikayetin C.Başsavcılığı’na mı, yoksa İcra Ceza Mahkemesi’ne mi yapılacağı,
b- Bu suçla ilgili soruşturmanın C.Başsavcılığı’nca mı, yoksa yetkili İcra Ceza Mahkemesince mi yerine getirileceği,
c- Yetkili İcra Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçenin dava açılması yönünden yeterli sayılıp sayılamayacağı ve 5271 sayılı CMY’nin 170 vd. maddelerine uygun olarak iddianame düzenlenmesinin gerekip gerekmediği,
Noktalarında toplanmaktadır.
2004 savılı İİY’nin uyuşmazlıkla Haili hükümleri’.
Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası:
Madde 331- (Değişik: 17/7/2003-4949/89 md.; 31.5.2005-5358/1 md.)
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur.
Görev ve birleştirme yasağı:
Madde 346- (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.; 31.5.2005-5358/18 md.)
Bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.
Bu Bapta yer alan suçlarla Haili davalara, icra mahkemesinde bakılır.
Şikayet süresi:
Madde 347- (Değişik: 18/2/1965-538/138 md.; 31.5.2005-5358/19 md.)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten İtibaren bir yıl geçmekle düşer.
Yetki:
Madde 348- (Değişik: 31.5.2005-5358/20 md.) Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir.
Muhakeme usulü:
Madde 349- Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.
İki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil göndermeğe mecburdurlar.
İcabında merci, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.
Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.
Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulunduruiamazsa muhakeme gıyabında görülür.
Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.
Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler tatbik olunur.
Duruşma:
Madde 350- İcra mahkemesi iki tarafı ve defiiierini dinier ve gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma tutanağına geçirir.
Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmaz.
Tahkikat;
Madde 351- Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır.
Maznun müdafaası için tahkikatın tevsi’mi ancak bir kere isteyebilir.
Karar:
Madde 352- İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet Savcısına bildirir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/99 md.) Takibi şikayete bağlı suçlarda dava ve cezanın 354. maddede yazılı sebeplerle düşeceği kararda belirtilir.
Şeklindedir.
İİY’de 5358 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler ve yeni yaptırım sistemi:
5237 sayılı TCY’de, cürüm-kabahat ayrımı ve buna bağlı olarak da yaptırım sisteminde yer alan ağır-hafif hapis ayrımına son verilmesi üzerine, yasada kabahat olarak öngörülen bir kısım eylemler 5326 sayılı Kabahatler Yasası ile idari yaptırımı gerektiren eylemler olarak düzenlenmiş, bir kısım eylemler ise suç haline getirilmiş, bu sistem ve yaptırım değişikliğinin zorunlu sonucu olarak, özel yasalardaki yaptırım sisteminin de 5237 sayılı Yasa’ya uyarlanması amacıyla 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe konulan 5252 sayılı Türk Ceza Yasası’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa’nın 7. maddesi ile yasalarda, yaptırımı hafif hapis ve hafif para cezası olarak Öngörülen eylemler ve buna bağlı olarak, İcra ve İflas Yasası’nda, yaptırımı hafif hapis olarak öngörülen eylemler idari para cezası gerektiren kabahatlere dönüştürülmüştür.
Ancak bu genel uyarlama hükmünün yetersiz olduğunu gören yasa koyucu, 01.06.2005 gün ve 25832 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 31.05.2005 gün ve 5358 sayılı Yasa ile İcra ve İflas Yasası’nın 16. bab kapsamındaki fiilleri ikili bir ayrıma tabi tutarak, bir kısım eylemleri suç olarak, diğer bir kısım eylemleri ise, kabahat olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda 337, 338/2, 339, 340, 341, 343 ve 344. maddelerdeki eylemler kabahat olarak düzenlenip, disiplin hapsi veya tazyik hapsi şeklinde yaptırımlara bağlanmış, 331, 332, 333, 333/a, 334, 335, 336, 337/a, 338/1, 342, 345/a, 345/b maddelerindeki eylemler ise suç kapsamında sayılmış, hapis cezası veya adli para cezası biçiminde yaptırımlara bağlanmıştır. Bir kısım suçların re’sen takibi öngörülmüş ise de, diğer bir kısım suçların takibi şikayet koşuluna bağlanmış, bu husus suç tanımının yer aldığı maddelerde, “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur”, “alacaklının şikayeti üzerine”, “ilgilinin şikayeti üzerine”, “zarar gören alacaklının şikayeti üzerine” ibareleriyle açıkça belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında varılan sonuçları şu şekilde belirtmek mümkündür;
1-İcra İflas Yasasında yer alan şikayete tabii kılınan suçlar dolayısıyla ve bu kapsamda anılan Yasa’nın 331. maddesinde düzenlenmiş bulunup da, kovuşturmasının şikayete tabii olduğu yönünde kuşku bulunmayan alacaklısını zarara sokmak kasdiyie mevcudunu eksiltmek suçundan, yapılan şikayet İİY’nin 347. maddesinde belirtilen süreler içinde, aynı Yasa’nın 348 ve 349. maddeleri uyarınca yetkili İcra Mahkemesine yapılmalıdır.
2-Bu suçlarla ilgili dava açma yöntemi, İİY’nin 349. maddesinde açıkça belirtilmiş bulunduğundan, şikayet Yasa’nın 346. maddesi uyarınca yetkili kılınan İcra Ceza Mahkemesine yapılmalı ve bu suçlarla ilgili soruşturmalarda 5271 sayılı Yasa hükümleri değil, İİY hükümleri uygulanmalıdır.
3-Şikayete tabi olduğu belirtilen bu suçlarla ilgili olarak, şikayetin doğrudan İcra Ceza Mahkemesine yapılması gerektiğinden, 5271 sayılı Yasa’nın 170. maddesi uyannca iddianame düzenlenmesine gerek bulunmadığı gibi, anılan Yasa’nın 170. ve devamı madde hükümlerinin de bu suçlar yönünden uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
4- Yargıtay C.Başsavcılığı’nca ileri sürülen ve bu suça ait soruşturmanın C.Savcılığı’nca yapılması gerektiğine ilişkin olan görüşe yasal dayanak olarak gösterilen, 5320 sayılı Yasa’nın 9. maddesi hükmü, 1412 sayılı Yasa’nın 344 vd. maddelerinde düzenlenen şahsi dava türleriyle ilgili olup, bu hükmün İİY’de yer alan suçlarda uygulama alanı bulunmamaktadır.
Anılan yasal düzenlemeler ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde ve özellikle İİY’nin 5358 sayılı Yasa ile değişik 346 ve 349. maddeleri hükümleri gözönüne alındığında, anılan suç türleriyle ilgili soruşturmanın C.Başsavcılığı’nca yapılmasına yasal olanak bulunmadığından, suçların ağırlığı ve adalet düşüncesiyle de olsa, yasakoyucu tarafından öngörülmeyen bir yöntemin uygulanması veya verilmeyen bir yetkinin kullanılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı sonucuna ulaşılmakla, yasal bir düzenleme konusu yapılabilecek bu hususta, Özel Daire’ce verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen Yargıtay C.Başsavcılığı İtirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığı’na tevdiine, 13.02.2007 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.
Avukat Arama
İnternette Avukat arayanlar için önerilen bağlantılar şunlardır :
BURADAKİ AVUKAT ARAMA SEÇENEKLERİ :
İllere göre (Adana, Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir ve diğer)
1- ADA GÖRE AVUKAT ARAMA
2- SOYADA GÖRE AVUKAT ARAMA
3- BARO SİCİL NUMARASINA GÖRE AVUKAT ARAMA
Avukatlar dizini
Ve ayrıca Avukatların bağlı bulundukları Baroların web siteleri için : Avukatlar , Barolar ve Avukatlık Ortaklıkları ve Hukuk Büroları linklerini kullanabilisiniz.
151-3 No’lu HSYK kararı
Adli Yargı Hâkim Ve Cumhuriyet Savcıları İle İdari Yargı Hâkim Ve Savcıları Hakkında 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanununun 75 Ve 118′inci Maddeleri Uyarınca Disiplin Cezalarının Sicilden Silinmemesi Üzerine İlgilinin Yeniden Başvurma Şart Ve Usulleri İle Başvurma Süresi Hakkında Hâkimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu İlke Kararı
Karar No:151/3
Karar Tarihi: 14.03.1985
Madde 1- 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 75 inci maddesi uyarınca disiplin cezalarının sicilden silinmesi istemi yerinde görülmeyen Adli ve İdari Yargı Hâkim ve Savcıları, ret hakkındaki kararın kesinleşmesinden itibaren cezanın nev’ine göre dört ve altı yıllık yasal süreler geçmedikçe aynı amaçla, ikinci defa başvuramazlar. Dört ve altı yıllık sürelerin fiilen meslekte geçmesi zorunludur.
Madde 2- Bu İlke Kararı yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
16 No’lu HSYK kararı
BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI
Karar No: 16
Karar Tarihi : 26.01.2004
KAPSAM
Madde 1 – Tespit edilen bu esaslar birinci sınıf olan adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hâkim ve savcıları hakkında uygulanır.
KANUNİ DAYANAK
Madde 2 – 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 35 inci maddesinin 5 inci fıkrası.
BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN BAŞARILI SAYILMALARININ GENEL ŞARTLARI
Madde 3- Birinci sınıf olan hâkim ve savcıların üç yılda bir tâbi tutuldukları incelemeler sonucunda başarılı sayılabilmeleri için;
a) Bu ilke kararında başarılı sayılabilmek için belirlenen koşulları gerçekleştirmiş,
b) Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine seçilme hakkını, dolayısıyla birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş,
olmaları gerekir.
BİRİNCİ SINIFA AYRILMAYI GEREKTİREN NİTELİKLERİN YİTİRİLMESİ
Madde 4- Birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren niteliklerin yitirilip yitirilmediğinin tespitinde 2802 sayılı Kanunun 32′nci maddesindeki birinci sınıfa ayrılmanın şartlarına ve bu maddeye dayanılarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca çıkarılan İlke Kararlarında öngörülen niteliklerin yitirilip yitirilmediğine bakmak gerekir. Kanun ve İlke Kararına göre aşağıdaki hallerden birinin gerçekleşmesi halinde birinci sınıfa ayrılma niteliklerinin yitirildiği sonucuna varılacaktır.
l- Hükümlülük Bakımından:
a) Mesleğin vakar ve onuruna dokunan veya kişisel haysiyet ve itibarını kıran veya görevle ilgili herhangi bir suçtan affa uğramış olsa bile hüküm giymemiş olmak,
b) Meslekten çıkarmayı, yer değiştirmeyi veya yükselmeden geri bırakılmayı gerektiren bir eylem nedeniyle kovuşturma altında bulunmamak,
ll- Disiplin Bakımından:
a) Hâkimler ve Savcılar Kanununun 68′inci maddesine göre yer değiştirme cezası almamış olmak,
b) Hâkimler ve Savcılar Kanununun 65, 66 ve 67′nci maddelerinde sayılan “kınama”, “kademe ilerlemesinin durdurulması” veya ” derece yükselmesinin durdurulması” cezalarını aynı türden olmasa bile birden fazla almamış olmak,
c) Meslekten çıkarmayı, yer değiştirmeyi veya yükselmeden geri bırakılmayı gerektiren bir eylem nedeniyle disiplin yönünden soruşturma altında bulunmamak,
gerekir,
Yukarıda “b” bendinde sayılan cezalardan sadece birinin alınması halinde bu cezaya neden olan fiilin niteliği gözönünde tutularak birinci sınıfa ayrılmanın yitirilip yitirilmediği Kurulca takdir edilir.
BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARI
Madde 5 – Birinci sınıf olan ve belirlenen en yüksek ek gösterge ve yüksek hâkimlik tazminatlarını alan hâkim ve savcıların bulunduğu bölgede başarılı olup olmadığının değerlendirilmesi;
1.Müfettiş hal kağıtlarına,
2.Cumhuriyet savcıları hakkında, Ağır Ceza Cumhuriyet başsavcılarından alınan yazılı görüşe,
3.İş cetvellerine,
4.Not oranına,
5.Diğer bilgi ve belgelere göre, yapılır.
Bu hususların bir arada değerlendirilmesi sonucunda hâkim ve savcıların başarılı olup olmadığı tespit edilmiş olacaktır.
İş bölümü gereği ceza infaz kurumları ile tutukevlerinde görevlendirilen Cumhuriyet savcıları bu görevlerinde değerlendirme süresinin en az yarısı kadar çalışmaları şartıyla Yargıtay’dan geçirilen iş miktarı, not oranı gözetilmeksizin ağır ceza Cumhuriyet Başsavcıları tarafından haklarında doldurulan sicil fişleri, müfettiş hal kağıtları ile sicillerindeki diğer belgeler birlikte değerlendirilerek sonuca varılır.
BAŞARILI SAYILMAK İÇİN GEREKLİ NOT ORANI VE İŞ YÜZDESİ
Madde 6 – Birinci sınıf olan hâkim ve savcıların bulunduğu bölgede başarılı sayılabilmeleri için birinci sınıf olduktan sonraki her üç yıllık sürede geçen yıllardan devir eden ve gelen toplam iş miktarından hâkimlerin en az %70′ini Cumhuriyet savcılarının en az %80′ini çıkarmaları ve bu işlerden Yargıtay, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinden aldıkları çok iyi ve iyi not oranının %70′e ulaşması şarttır.
“Ancak, inceleme döneminde baktıkları işlerden çıkardıkları iş yüzdeleri ortalaması Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararında mümtazen yükselme için belirlenen oranlara ulaşan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının Yargıtay, Danıştay, Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinden geçen işlerden aldıkları çok iyi ve iyi not oranlarının % 60′a ulaşması halinde başarılı sayılmalarına Kurul’ca karar verilebilir”
Yargıtay, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinden geçen işlerden aldıkları çok iyi ve iyi not oranları Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararında mümtazen yükselme için belirlenen oranlara ulaşan hâkim ve savcıların, baktıkları işlerin %50’sini çıkarmaları halinde bu işlerin miktar ve mahiyetine bakılarak çalışmalarının başarılı olup olmadığına Kurulca karar verilebilir.
Haklı sebepler ve hizmet koşulları nedeniyle belirtilen asgari nispetlerden az iş çıkarılması hali Kurulca takdir edilerek lehe değerlendirebilir.
Ayrıca üç yıllık süre içinde emsaline göre işi çok fazla olan merkezlerdeki mahkemelere geçen yıllardan devreden ve gelen toplam iş miktarından; Ağır Ceza Mahkemesinde 750, Asliye Hukuk Mahkemesinde 2250, Asliye Ceza Mahkemesinde 2100, Sulh Hukuk ve Sulh Ceza Mahkemelerinde 3000, Ticaret Mahkemesinde 1500, İş Mahkemesinde münferit işlerde 1500, seri İşlerde 3000, Kadastro Mahkemesinde 1500, İcra Ceza İşlerinde 3750 ve İcra Hukuk İşlerinde 3000 dosyayı sonuçlandırıp karara bağlayan, Cumhuriyet savcılıklarına geçen yıllardan devreden ve gelen işlerden ise 3600 hazırlık, 12000 ilamat evrakını sonuçlandıran ve sicilindeki belgelere göre üstün bir liyakat gösterdiğine kanaat getirilenlerin de başarılı olduklarına Kurulca karar verilebilir. Ancak Yargıtay’da incelenmiş olan karar ve layihalardan aldıkları zayıf notların genel not toplamına göre %2′yi geçmemesi gerekir.
İNCELEME USULÜ VE ZAMANI
Madde 7 – Birinci sınıf olan hâkim ve savcıların başarı durumlarının incelenmesi 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 22 nci maddesine göre her yılın Nisan, Ağustos ve Aralık aylarının son günlerinden geçerli olmak üzere her üç yılda bir yapılır.
YÜRÜRLÜK
Madde 8 – Yukarıda belirtilen ilkeler Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
13 No’lu HSYK kararı
ADLİ YARGI HÂKİM VE CUMHURİYET SAVCILARI İLE İDARİ YARGI HÂKİM VE SAVCILARI HAKKINDA 2802 SAYILI HÂKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNUN 31 İNCİ MADDESİNE GÖRE TESBİT EDİLEN LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİM ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI
(05.03.1990 gün ve 20452 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
Karar No: 13
Karar Tarihi: 22.01.1990
KAPSAM
Madde 1:Tesbit edilen bu esaslar Adli Yargı Hâkim, Cumhuriyet Başsavcı ve Savcıları ile İdari Yargı Hâkim ve Savcıları hakkında uygulanır.
YASAL DAYANAK
Madde 2- 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 24 ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 31 inci maddelerine göre düzenlenmiştir.
LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİM İÇİN ARANILACAK ŞARTLAR
Madde 3- Meslekleri ile ilgili konularda master veya doktora öğrenimi yapmak isteyenlerle Türkiye ve
Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsüne devam etmek isteyenlerin;
a ) Meslekte fiilen 5 yıl başarı ile çalışmış olmaları;
b ) Olumlu sicile sahip bulunmaları,
c ) Askerlikle ilişkisi bulunmamaları,
d ) Master eğitimi yapacakların 37 doktora eğitimi yapacakların 40 yaşını aşmamış bulunmaları,
e )Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan izin almaları,
Şarttır.
HÂKİM ADAYI İKEN LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİMİNE BAŞLAYANLARIN DURUMU
Madde 4- Hâkim Adayı iken master veya doktora öğrenimine başlayanlar Hâkimlik ve Savcılığa atandıktan sonra Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun muvafakatını almak şartıyla bu öğrenimlerine devam edebilirler.
LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİM YAPANLARIN ÖZLÜK DURUMLARI
Madde 5- Master veya doktora veya Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü öğrenimini yapanların derece yükselmeleri, kademe ilerlemeleri,birinci sınıfa ayrılma, aylık, ödenek, diğer mali ve sosyal hakları devam eder ve mecburi öğrenim süresince izinli sayılırlar.
LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİM YAPANLARIN MECBURİ HİZMETLERİ
Madde 6- Beşinci maddedeki şekilde öğrenime devam edenler, izinli sayıldıkları süre kadar Bakanlığa karşı mecburi hizmetle yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü yerine getirmeden görevlerinden ayrılanlar kendilerine verilen aylık, ödenek ve diğer tazminatların iki katını ödemek zorundadırlar.
LİSANSÜSTÜ ÖĞRENİM YAPANLARIN ÖZLÜK HAKLARI
Madde 7- Master öğrenimi ile Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünü başarı ile bitirenlere bir kademe ilerlemesi, doktora yapanlara bir derece yükselmesi uygulanır. Bu uygulamada alt derece ve kademede geçen süre üst derece ve kademede geçmiş sayılır.
Meslekleri ile ilgili master yapmış olanlarla, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünü başarı ile bitirenler için 9, meslekleri ile ilgili öğrenim dallarında doktora yapanlar için sekiz yıllık meslek kıdemi, birinci sınıfa ayrılmada yeterli sayılır.
MASTER VEYA DOKTORA ÖĞRENİMİ YAPANLARIN TERFİ DURUMLARI
Madde 8- Master derecesini alıp bir kademe ilerlemesinden yararlanan Hâkim ve Savcıya, mesleği ile ilgili öğrenim dalında doktora yaptığı takdirde bir kademe ilerlemesi daha uygulanır.
YÜRÜRLÜK
Madde 9- Bu İlke Kararı Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
8 No’lu HSYK kararı
ADLİ YARGI HÂKİMLERİ VE CUMHURİYET SAVCILARI İLE İDARİ YARGI HÂKİM VE SAVCILARI HAKKINDA 2802 SAYILI HÂKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNUN 55 İNCİ MADDESİ UYARINCA TESBİT EDİLEN YILLIK ARA VERMEDEN (ADLİ TATİL) YARARLANMA KOŞUL VE YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI
Karar No: 8
Karar Tarihi: 06.06.1983
Hâkim ve Savcılar, Usul Kanunlarında gösterilen yıllık aravermeden yararlanırlar.
I. ADLİ YARGI
1.Ağır Ceza Mahkemesi bulunan il ve ilçelerdeki hâkimlerden yıllık aravermeden faydalanacaklar hakkında bu İlke Kararında belirtilen koşul ve yöntemlere göre Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca düzenlenecek kararlar, en geç her yılın haziran ayının birinci günü Bakanlığa gönderilir. Bu yerlerdeki hâkimlerden hangilerinin yararlanacağı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca saptanan ilkelere göre Bakanlıkça belirlenir.
2.Çift hâkimli asliye mahkemesi bulunan yerlerde, yıllık aravermeden hukuk ve ceza hâkimlerinden hangilerinin o yıl yararlanacağı hususu ile çift hâkimli asliye mahkemesi bulunan yerlerdeki sulh ve sorgu hâkimlerinden hangilerinin yıllık aravermeden yararlanıp yararlanamayacakları Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kadro, iş durumu ve sıra gözetilerek tespit edilip Bakanlığa bildirilir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcıları ile Danıştay Savcılarından hangilerinin yıllık aravermeden yararlandıracağı hususu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun İlke Kararları doğrultusunda; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ve Danıştay Başsavcılığınca en geç her yılın haziran ayının birinci gününe kadar Bakanlığa bildirilir.
4.Cumhuriyet Savcı, Cumhuriyet Savcı Başyardımcısı, Cumhuriyet Savcı Yardımcılarının yıllık aravermeden, Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılarının (mülhakatta görevli olanlarla birlikte) hizmetin aksamadan yürütülmesi göz önünde bulundurularak yapacağı teklif üzerine Adalet Bakanlığınca yıllık aravermeden kimlerin yararlanacağı belirlenir.
5.Kadastro Hâkimleri ile müstemir yetkili ile Kadastro Hâkimliği görevini ifa eden hâkimlerle müstakilen iş mahkemelerine bakan hâkimlerin yıllık aravermeden yararlanmaları; tatil süresince hangi hâkimlerin yerlerine bakacağı bir önceki yıllık aravermeden yararlananlar da göz önünde bulundurularak, Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca tesbit edilip bildirildikten sonra Adalet Bakanlığınca belirlenir.
II.İDARİ YARGI:
1.Bölge İdare Mahkemesi Başkanının en geç her yılın Haziran ayının birinci gününe kadar yapacağı öneri üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca her Bölge İdare Mahkemesi Merkezinde İdare ve Vergi Mahkemesi Başkan ve Üyeleri arasından görevlendirilecek üç hâkimin katıldığı bir nöbetçi mahkeme kurulur. Bölge Mahkemesi merkezindeki diğer hâkimler yıllık aravermeden faydalandırılır.
2.Bölge merkezi dışında bulunan birden ziyade İdare ve Vergi Mahkemelerindeki idari yargı hâkimlerinin, her yıl sıra gözetilerek bir mahkeme başkanı ile iki üyesi nöbetçi kalmak suretiyle yıllık aravermeden yararlanmaları Adalet Bakanlığınca belirlenir.
3.İşi çok olan Bölge İdare Mahkemesi merkezinde Bölge İdare Mahkemesi Başkanının önerisi üzerine yeteri kadar yedek üye nöbetçi olarak görevlendirilir.
4.Yıllık araverme süresinde nöbetçi mahkeme olarak görev yapan Kurul, İdari Yargı Adalet Komisyonu görevini de yürütür.
A.YILLIK ARAVERMEDEN YARARLANAMIYACAK OLANLAR
1.O yıla ait senelik iznini kullanmış bulunan hâkim ve savcılar yıllık aravermeden yararlanamazlar.
2.Bir önceki yıl yıllık aravermeden yararlanmayarak nöbetçi kalan hâkim ve savcılardan rapor almak suretiyle görevine devam etmeyenler yıllık aravermeden yararlanamazlar.
3.Ad çekme suretiyle atanan hâkim ve savcılar yıllık aravermeden yararlanamazlar.
4.Kadro durumu müsait olmadığı hallerde hâkim ve savcılar yıllık aravermeden faydalanamazlar.
5.Bölge merkezi dışında tek kurul halinde çalışan İdare veya Vergi Mahkemeleri başkan ve üyeleri yıllık aravermeden yararlanamazlar.
A.ORTAK HÜKÜMLER
1.Yıllık araverme başladığında başka yere ataması yapılıp o yerde çalışmak üzere yetki verilen hâkim ve savcının yıllık aravermeden yararlanıp yararlanamayacağı hususu Adli ve İdari Yargı Adalet Komisyonları ile Cumhuriyet Savcısının önerileri üzerine Bakanlıkça belirlenir.
2.Bir önceki yıl yıllık aravermeden yararlanmayan hâkim ve savcılar zorunluluk olmadıkça nöbetçi bırakılamazlar.
3.Karı-Koca hâkim ve savcıların durumları gözönünde bulundurulur.
Yukarıda belirtilen İlkeler Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
7 No’lu HSYK kararı
2802 SAYILI HÂKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNUN 39-40 VE 41′İNCİ MaddeLERİNE GÖRE ADLİ YARGI HÂKİMLİK VE CUMHURİYET SAVCILIĞI İDARİ YARGI HÂKİMLİK VE SAVCILIK MESLEĞİNE KABUL ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI
(17.05.1983 gün ve 18050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
Karar No: 7
Karar Tarihi: 18.04.1983
KAPSAM
Madde 1- Tespit edilen bu esaslar:
a ) Muvazzaf askerlik hizmetini tamamlayıp terhis olan eski Hâkim ve Savcılar,
b ) Hâkimlik ve Savcılık mesleğinden kendi istekleriyle çekilen veya emekli olanlardan tekrar mesleğe dönmek isteyen eski Hâkim ve Savcılar,
c ) Profesör ve Doçentlerden Hâkim ve Savcılık mesleğine atanmak isteyenler,
d ) Hâkimlik ve Savcılık mesleğine atanmak isteyen Avukatlar,
hakkında uygulanır.
MUVAZZAF ASKERLİK HİZMETİNİ TAMAMLAYIP TERHİS OLAN ESKİ HÂKİM VE SAVCILAR
Madde 2- 16.03.1997 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan İlke Kararı ile yürürlükten kaldırıldı.
HÂKİMLİK VE SAVCILIK MESLEĞİNDEN KENDİ İSTEKLERİYLE ÇEKİLEN VEYA EMEKLİ OLANLARDAN TEKRAR MESLEĞE DÖNMEK İSTEYEN ESKİ HÂKİM VE SAVCILAR
Madde 3- Hâkimlik ve Savcılık yapmış olanlar hakkında mesleğe kabul kararı verilebilmesi için:
a )Sicilleri ve başarı durumlarına,
b )Kıdem ve derecelerine,
c ) Hizmet süresi, görev yeri ve nevine,
d ) Sağlık ve yaş durumlarına,
Göre çalışmalarından yararlanılabileceğine kanaat getirilmiş olması gerekir.
PROFESÖR VE DOÇENTLERDEN HÂKİMLİK VE SAVCILIK MESLEĞİNE ATANMAK İSTEYENLER
Madde 4- Profesör ve Doçentler hakkında mesleğe kabul kararı verilebilmesi için;
a ) Sicillerine ve başarı durumlarına,
b ) Kıdem ve derecelerine,
c )Sağlık ve yaş durumlarına,
Mesleğe kabulde aranan diğer nitelikleri taşımalarına göre çalışmalarından yararlanılabileceğine kanaat getirilmiş olması gerekir.
HÂKİMLİK VE SAVCILIK MESLEĞİNE ATANMAK İSTEYEN AVUKATLAR
Madde 5- (Değişik) Avukatların Hâkimlik ve Savcılık mesleğine kabul olunabilmeleri için;
a ) Beş yıldan fazla avukatlık yapmış olmak,
b ) 35 yaşını geçmemiş olmak,
c ) Avukatlık yaptığı süre içerisinde mesleğe kabullerine mani bir disiplin cezası olmamak,
d ) Bilimsel güç ve ahlaki metanet sahibi bulunduklarının Baro ve Adalet Encümenlerince tespit edilmiş bulunmak,
e ) Eylemli askerlik hizmetini yapmış olmak,
f ) Hâkimlik ve Savcılık görevlerinden sürekli olarak yurdun her yerinde yapmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı veya sakatlığı alışılmışın dışında çevrenin yadırgayacağı şekilde konuşma ve organlarının hareketlerini kontrol zorluğu çekmek gibi özürlü durumları bulunmamak,
g ) Yabancı ile evli olmamak,
h )Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya üç aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı bir suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlü bulunmamak veya bu suçlardan veya taksirli suçlar hariç olmak üzere üç aydan fazla hürriyet bağlayıcı cezayı gerektiren bir fiilden dolayı soruşturma veya kovuşturma altında olmamak,
i )Hâkimlik ve Savcılık mesleğine yakışmayacak tutum ve davranışlarda bulunmamış olmak,
j )Başvuru tarihinde siyasi parti üyesi olmamak,
Şarttır.
2576 SAYILI YASANIN GEÇİCİ BİRİNCİ MADDESİNE GÖRE MESLEĞE KABULÜNÜ İSTEYENLER
Madde 6- 16.03.1997 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan İlke Kararı ile yürürlükten kaldırıldı.
BAŞVURU USULÜ
Madde 7- Başvuru, Adalet Bakanlığı’na hitaben yazılmış dilekçe ile yapılır.
Dilekçeler doğrudan doğruya Adalet Bakanlığı’na verilebileceği gibi, bulundukları yer Cumhuriyet Savcılıkları aracılığı ya da posta ile Adalet Bakanlığına gönderilir.
ARANACAK BİLGİ VE BELGELER
Madde 8- Mesleğe kabul için aşağıdaki bilgi ve belgeler aranır;
a )Nüfus cüzdanı noterden onaylı örneği,
b ) Diploma noterden onaylı örneği,
c ) Askerlik Terhis belgesi,
d )Yabancı ile evli bulunmadığına dair belge,
e ) Mesleki kudret ve ehliyeti hakkında Baro ve Adalet Komisyonlarınca düzenlenecek mazbata,
f ) Son beş yıl içerisindeki dava dilekçe ve layihalarından her yıl için en az bir örnek,
Sağlık Kurulu raporu,
a) Geçmişte hükümlülüğü bulunup bulunmadığına dair belge,
b ) Dört adet personel bilgi isteme fişi,
c ) Mal beyannamesi, özgeçmişi ve dört adet 6×9′luk fotoğraf ile varsa yayınlanmış eserleri,
d ) Kamu Kurumlarında çalışanların sicil özetleri,
e ) Bütün memuriyet hayatı boyunca almış oldukları gizli tezkiye varakaları, varsa müfettiş veya üst mercilerce hakkında düzenlenen rapor ve bilgiler,
f) Halen disiplin kovuşturması altında bulunup bulunmadığına dair bilgi,
Hâkimlik ve Savcılık mesleğinden kendi istekleriyle çekilen veya emekli olup da, tekrar mesleğe dönmek isteyenlerden mal beyannamesi , sağlık, hükümlülük, kovuşturma bakımlarından mesleğe kabule mani halin bulunup bulunmadığına dair bilgi ve belgeler istenir.
Profesör ve Doçentlikten ve kamu kurumları Avukatlığından Hâkimlik ve Savcılık mesleğine atanmak isteyenlerden (a), (b) ve (c) fıkralarında sayılan belgelerin dışında kalan bilgi ve belgeler istenir.
BELGELERİN TAMAMLANMASI ÜZERİNE YAPILACAK İŞLEM
Madde 9- Belgeler tamamlandıktan ve araştırmalar sonuçlandıktan sonra başvuruda bulunanların mesleğe kabulleri hususunda bir karar verilmek üzere, toplanan bilgiler Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna sunulur.
MÜLAKAT
Madde 10- Belgeleri Kurula sunulan ilgililer, tesbit edilecek günde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca Mülakata tabi tutulur. Mülakatta mesleğe kabul kararı verileceklerin, ifade, konuyu kavrayıp özetleme ve değerlendirme yeteneğine, davranış, fiziki durumuna ve temsil yeteneğine bakılır.
TAKDİR HAKKI
Madde 11- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu mesleğe kabul kararında ilgililerin tüm bilgi ve belgelerini değerlendirerek takdir hakkını kullanır.
MESLEĞE KABUL EDİLMEYECEK OLANLAR
Madde 12- (Değişik) Adli ve İdari Yargı Hâkimlik Mesleğine;
a )Meslekten çıkarma cezası alanlar,
b )Meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler,
c)Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde çekilme istekleri kabul edilmeyenler ile görevlerini bırakanlar,
d )Siyasi partilere girmeleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 51 inci maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çekilmiş sayılanlar ile mesleğe yeniden kabul için başvuru tarihinde Siyasi Parti üyesi olanlar,
e )Meslekte iken yer değiştirme cezası alanlar,
Kabul edilmezler.
KARARLARIN GEÇERLİLİĞİ VE ATAMA
Madde 13- Mesleğe kabul kararları mesleğe kabuldeki nitelikleri yitirmemek koşuluyla iki yıl için geçerlidir.
Mesleğe kabul kararı verilmiş olması atama zorunluluğu doğurmaz.
Atamalar, Atama ve Nakil Yönetmeliğinde belirtilen esaslara göre yapılır.
GEÇİCİ MADDE- Bu ilke kararının yayımlanmasından önce mesleğe kabul edilenler hakkında evvelce benimsenen esas ve ilkeler uygulanır.
YÜRÜRLÜK
Madde 14- Bu ilke kararı Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
6 No’lu HSYK kararı
BİRİNCİ SINIF OLMA ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI
Karar No: 6
Karar Tarihi: 23/1/2006
KAPSAM
Madde 1 – (1) Tespit edilen bu esaslar, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkim ve Savcıları hakkında uygulanır.
KANUNİ DAYANAK
Madde 2 – (1) 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 5435 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile değişik 15 inci maddesi uyarınca hâkim ve savcıların birinci sınıf olmalarına karar verilmesinin esasları düzenlenmiştir.
BİRİNCİ SINIF OLMA İNCELEMESİNİN GENEL ŞARTLARI
Madde 3 – (1) Hâkim ve Savcıların birinci sınıf olmalarına karar verilebilmesi için
a) Birinci sınıfa ayrıldıktan sonra meslekte 3 yıl süre ile başarılı görev yapmaları,
b) Birinci Sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş olmaları,
gerekir.
BİRİNCİ SINIFA AYRILAN HAKİM VE SAVCININ ÇALIŞMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARI
Madde 4 – (1) Bir Hakim veya Cumhuriyet Savcısının birinci sınıfa ayrıldıktan sonra, birinci sınıf olma incelemesine esas çalışmasının başarılı olup olmadığının değerlendirilmesi;
a) Müfettiş hal kağıtlarına,
b) İş cetvellerine,
c) Not oranına,
d) Diğer bilgi ve belgelere,
göre yapılacaktır.
(2) Bu hususların bir arada değerlendirilmesi sonucunda, Hakim ve Cumhuriyet Savcısının çalışmasının başarılı olup, olmadığı tespit edilmiş olacaktır
(3) İş bölümü gereği ceza infaz kurumları ile tutukevlerinde görevlendirilen Cumhuriyet Savcılarının bu görevlerde birinci sınıf olma incelemesine esas sürenin en az yarısı kadar çalışmaları koşulu ile, Yargıtay’dan geçirilen iş miktarı, not oranı gözetilmeksizin; Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcıları tarafından haklarında doldurulan sicil fişleri, müfettiş hal kağıtları ile sair bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek sonuca varılır.
BAŞARILI SAYILMAK İÇİN GEREKLİ NOT ORANI VE İŞ YÜZDESİ
Madde 5 – (1) Birinci sınıfa ayrılan hakim ve Cumhuriyet savcılarının bulunduğu bölgede başarılı sayılabilmeleri için birinci sınıfa ayrıldıktan sonraki üç yıllık sürede geçen yıllardan devreden ve gelen toplam iş miktarından hakimlerin en az % 70′ini, Cumhuriyet savcılarının en az % 80′ini, çıkarmaları ve bu işlerden Yargıtay, Danıştay, Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinden aldıkları çok iyi ve iyi not oranının % 70′e, ulaşması şarttır.
(2) Yargıtay, Danıştay, Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinden geçen işlerden aldıkları çok iyi ve iyi not oranları Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararında mümtazen yükselme için belirlenen oranlara ulaşan hakim ve Cumhuriyet savcılarının, baktıkları işlerin % 50’sini çıkarmaları halinde bu işlerin miktar ve mahiyetine bakılarak çalışmalarının başarılı olup, olmadığına Yüksek Kurulca karar verilebilir.
(3) Haklı sebepler ve hizmet koşulları nedeniyle belirtilen asgari nispetlerden az iş çıkarılması hali Yüksek Kurulca takdir edilerek lehe değerlendirilebilir.
(4) Ayrıca üç yıllık süre içinde emsaline göre işi çok fazla olan merkezlerdeki mahkemelere geçen yıllardan devreden ve gelen toplam iş miktarından; Ağır Ceza Mahkemesinde 750, Asliye Hukuk Mahkemesinde 2250, Asliye Ceza Mahkemesinde 2100, Sulh Hukuk ve Sulh Ceza Mahkemelerinde 3000, Ticaret Mahkemesinde 1500, İş Mahkemesinde münferit işlerde 1500, seri işlerde 3000, Kadastro Mahkemesinde 1500, İcra Ceza İşlerinde 3750 ve İcra Hukuk İşlerinde 3000 dosyayı sonuçlandırıp karara bağlayan, Cumhuriyet Savcılıklarına geçen yıllardan devreden ve gelen işlerden ise 3600 hazırlık, 12000 ilamat evrakını sonuçlandıran ve sicilindeki belgelere göre üstün bir liyakat gösterdiğine kanaat getirilenlerin de başarılı olduklarına Kurulca karar verilebilir.
Ancak Yargıtay’da incelenmiş olan karar ve layihalardan aldıkları zayıf notların genel not toplamına göre % 2′yi geçmemesi gerekir.
YÜKSEK MAHKEMELER, BÖLGE ADLİYE VE BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ İLE ADALET BAKANLIĞINDA GÖREV YAPAN HAKİM VE SAVCILARIN DURUMU
Madde 6 – (1) Yargıtay ve Danıştay’dan iş geçirmeleri mümkün olmayan hakim ve savcıların birinci sınıf olma incelemelerinde, ilgilinin durumuna göre haklarında düzenlenen fişler ve müfettiş hal kağıtlarındaki bilgiler esas tutularak Yüksek Kurulca karar verilir.
(2) Görev yeri itibariyle Yargıtay, Danıştay, Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinden iş geçirmeleri mümkün olmayan, haklarında fiş düzenlenemeyen ve müfettiş hal kağıdı bulunmayan hakim ve savcıların birinci sınıf olma incelemeleri, özlük dosyasındaki bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle Yüksek Kurulca yapılır.
BİRİNCİ SINIFA AYRILMAYI GEREKTİREN NİTELİKLERİN YİTİRİLMESİ
Madde 7 – (1) Birinci Sınıfa ayrılmayı gerektiren niteliklerin yitirilip yitirilmediği tespitinde 2802 sayılı Kanunun 32 nci maddesindeki birinci sınıfa ayrılmanın şartlarına ve bu maddeye dayanılarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca çıkarılan İlke Kararlarında öngörülen niteliklerin yitirilip yitirilmediğine bakmak gerekir. Kanun ve İlke Kararına göre aşağıdaki hallerden birinin gerçekleşmesi halinde birinci sınıfa ayrılma niteliklerinin yitirildiği sonucuna varılacaktır.
(2) Hükümlülük Bakımından:
a) Mesleğin vakar ve onuruna dokunan veya kişisel haysiyet ve itibarını kıran veya görevle ilgili herhangi bir suçtan affa uğramış olsa bile hüküm giymemiş olmak,
b) Meslekten çıkarmayı, yer değiştirmeyi veya yükselmeden geri bırakılmayı gerektiren, bir eylem nedeniyle kovuşturma altında bulunmamak,
(3) Disiplin Bakımından:
a) Hakimler ve Savcılar Kanununun 68 inci maddesine göre yer değiştirme cezası almamış olmak,
b) Hakimler ve Savcılar Kanununun 65, 66 ve 67 snci maddelerinde sayılan “kınama”, “kademe ilerlemesinin durdurulması” veya “derece yükselmesinin durdurulması” cezalarını aynı türden olmasa bile birden fazla almamış olmak,
c) Meslekten çıkarmayı, yer değiştirmeyi veya yükselmeden geri bırakılmayı gerektiren bir eylem nedeniyle disiplin yönünden soruşturma altında bulunmamak,
gerekir.
(4) Yukarıda “b” bendinde sayılan cezalardan sadece birinin alınması halinde bu cezaya neden olan fiili niteliği göz önünde tutularak birinci sınıfa ayrılmanın yitirilip yitirilmediği Kurulca takdir edilir.
MÜKTESEP HAK
Madde 8 – (1) Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca birinci sınıf olmalarına karar verilen Hakim ve Cumhuriyet Savcıları için bu uygulama bir müktesep hak teşkil edeceğinden şartların sonradan kaybedilmiş olması nedeni ile geri alınmaz.
İNCELEME USULÜ VE ZAMANI
Madde 9 – (1) Birinci sınıf olma incelemesi 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 18 inci maddesinde belirtilen dönemler esas alınarak yılın Nisan, Ağustos ve Aralık aylarının son günlerinden geçerli olmak üzere yapılır.
(2) Kanunda ve İlke Kararında sayılan kesin engeller dışında birinci sınıf olamayacağına karar verilen hakim ve savcıları iki yıl geçmedikçe tekrar incelemeye tabi tutulmazlar.
(3) Bu inceleme sırasında da yukarıdaki maddelerde başarılı sayılmak için gerekli görülen iş yüzdeleri, not oranları ve diğer hususlar aranır.
KALDIRILAN HÜKÜMLER
Madde 10 – (1) 19/2/1988 gün 19730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 25/1/1988 gün ve 20 sayılı Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hakim ve Savcıları Hakkında Uygulanacak En Yüksek Ek Gösterge ve Yüksek Hakimlik Tazminatı Esaslarına Dair Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İlke Kararı yürürlükten kaldırılmıştır.
YÜRÜRLÜK
Madde 11 – (1) Yukarıda belirtilen İlkeler Resmî Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
4 No’lu HSYK kararı
ADLİ VE İDARİ YARGI HÂKİM VE SAVCILARI HAKKINDA 2802 SAYILI HÂKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNUN 32 VE 118 İNCİ MADDELERİ UYARINCA TESBİT EDİLEN BİRİNCİ SINIFA AYRILMA ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI
(01.05.1983 gün ve 18034 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
Karar No: 4
Karar Tarihi: 11.04.1983
GENEL ESASLAR
Madde 1- Adli ve İdari Yargı Hâkim ve Savcılarından 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 32 nci maddesinde belirtildiği üzere bilimsel güç ve yeteneği ile hizmet ve meslekteki başarısına göre emsali arasında “Temayüz” etmiş olanların aşağıdaki koşulların da gerçekleşmesi halinde birinci sınıfa ayrılmalarına karar verilebilir.
KOŞULLAR
Madde 2- Kıdem ve Süre Bakımından:
Hâkimler ve Savcılar Kanununun 32 nci maddesine göre 1 inci derece maaşını fiilen almış olmaları ve Hâkimlik ve Savcılık mesleğinde fiilen 10 yılını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Hâkimler ve Savcılar Kanununun 39 ve 40 ıncı maddeleri gereğince atananların birinci sınıfa ayrılmalarında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Meslekleri ile ilgili lisansüstü öğrenim (Master) yapmış olanlarla Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünü başarı ile bitirenler için 9, meslekleri ile ilgili öğrenim dallarında doktora yapanlar için 8 yıllık meslek kıdemi, birinci sınıfa ayrılmada yeterli sayılır.
Meslekten ayrıldıktan sonra yeniden mesleğe girenlerin yukarıdaki şartlar gerçekleşse dahi birinci sınıfa ayrılabilmeleri için, en az bir yükselme süresini meslekte geçirmeleri zorunludur.
Birinci sınıfa ayrılma incelenmesine tabi tutulacaklar hakkında yeniden inceleme ve itiraza ilişkin hükümler uygulanır.
Madde 3- (Değişik) Ehliyet Bakımından:
İlgililerin meslek yaşamı boyunca tabi tutuldukları yükselme incelemelerinden, yükselmeden geri bırakılma iki (A) yükselmeye, mümtazen yükselme iki (B) yükselmeye tekabül etmek suretiyle yapılan değerlendirmede yükselmelerin yarıdan fazlasının tercihli (B) olması, son yükselmenin de (A) defteri ile yapılmaması gerekir. Terfi barajının eşitliği halinde, son yükselmenin mümtazen yapılması ve yükselmeden geri bırakılmasının mevcut olmaması durumunda Kurulca ilgilinin birinci sınıfa ayrılabilmesi konusunda değerlendirme yapılabilir. (26.05.1994)
Hâkimlik ve Cumhuriyet Savcılığı dışındaki bir yıldan fazla bir hizmetin sayılması nedeniyle derece yükselmesini (A) defteri ile yapanların bu yükselmeleri hesaplamada nazara alınmaz. (24.01.1991)
Son yükselmenin A defterinde yapılmış olması halinde, bunun nedenleri, ilgilinin çıkardığı iş miktarı ve diğer belgeleri üzerinde durularak bu hal lehe takdir olunabilir.
Bölge İdare Mahkemelerine, İdare Mahkemelerine ve Vergi Mahkemelerine Danıştay Tetkik Hâkimliği ve Savcılığından Hâkim olarak atananlar ile halen Danıştay Tetkik Hâkimliği ve Savcılığı görevlerinde bulunanların gizli tezkiye varakalarındaki çok iyi-mümtaz, iyi-tercih, orta (A) defteri karşılığı olarak, bunların dışında bu mahkemelere hâkim olarak atananların ise eski kurumlarından aldıkları gizli tezkiye varakalarındaki değerlendirmeler Kurulca takdir ve tayin edilerek, birinci sınıf incelemesi yapılabilir.
Birinci dereceye yükselmelerine rağmen hâkimlik ve savcılık mesleğinde 2802 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık süreyi fiilen doldurmamaları nedeniyle birinci sınıfa ayrılma incelemesine giremeyenler birinci dereceye yükseldikleri tarihten itibaren, birinci sınıfa ayrılma incelemesine girip ayrılamayanlar ise inceleme tarihinden itibaren her iki yılda bir derece yükselmesi incelemesine alınmak suretiyle ilgililerin birinci sınıfa ayrılma incelemesine ilişkin itibari derece yükselmeleri tespit edilerek yükselme barajı hesabı yapılır. İtibari derece yükselmeleri ilgililerin açık siciline işlenir.
Bu hesaplamada; değerlendirmeye esas alınmayan hizmet süresi en az bir yıl olduğu takdirde bu süreye ilişkin olarak Yargıtay, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinden geçen iş ve notlar da bilgi olarak Kurula sunulur.
Birinci Sınıfa ayrılamayanların sonraki incelemelerinde, Yargıtay, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerince verilen notlar ve derece yükselmesine esas olan diğer hususlar gözönünde bulundurularak bir sonuca varılır.
Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararının 13 üncü maddesinin (B) bendi itibari derece terfisi yapacak olanlar için de uygulanır. Birinci sınıfa ayrılma incelemesine girip ayrılamayacağına karar verilenlerden sonraki inceleme dönemlerinde anılan maddede sayılan disiplin cezaları veya mahkumiyetleri nedeniyle itibari derece terfileri ertelenenlerin birinci sınıfa ayrılma incelemeleri de itibari derece terfii tarihine kadar ertelenir.
Birinci sınıf incelemesine tabi tutulacak olanlar ile birinci sınıfa ayrılamayanların, iş bölümü gereği ceza infaz kurumları ile tutukevlerinde görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları bu görevlerinde değerlendirme süresinin en az yarısı kadar çalışmaları şartıyla Yargıtay’dan geçirilen iş miktarı, not oranı gözetilmeksizin ağır ceza Cumhuriyet Başsavcıları tarafından haklarında doldurulan sicil fişleri, müfettiş hal kağıtları ile sicillerindeki diğer belgeler birlikte değerlendirilerek sonuca varılır.
Madde 4- Hükümlülük Bakımından:
a )Mesleğin vakar ve onuruna dokunan veya kişisel haysiyet ve itibarını kıran veya görevle ilgili herhangi bir suçtan affa uğramış olsa bile hüküm giymemiş olmak,
b )Meslekten çıkarmayı, yer değiştirmeyi veya yükselmeden geri bırakılmayı gerektiren bir eylem nedeniyle, disiplin yönünden soruşturma veya kovuşturma altında bulunmamak.
Madde 5- Disiplin Bakımından:
a) Hâkimler ve Savcılar Kanununun 68 inci Maddesine göre yer değiştirme cezası almamış olmak,
b)Hâkimler ve Savcılar Kanununun 65, 66 ve 67 nci maddelerinde sayılan kınama, kademe ilerlemesinin durdurulması veya derece yükselmesinin durdurulması cezalarını aynı türden olmasa bile birden fazla almamış olmak,
Gerekir.
Yukarıdaki (b) bendinde sayılan cezalardan sadece birinin alınması halinde bu cezaya neden olan fiilin niteliği göz önünde tutularak birinci sınıfa ayrılmaya engel olup olmayacağı Kurulca takdir edilir.
Madde 6- 4 ncü maddenin a ve b bentlerinde yazılı soruşturma ve kovuşturma sonucu alındığında, inceleme yapılır ve birinci sınıfa ayrıldıkları takdirde ayrılış tarihi, emsalinin ayrıldığı tarihten geçerli olur.
İNCELEME YÖNTEMİ
Madde 7- Hâkimler ve Savcılar Kanununun 32 ve 22 nci maddeleri gereğince düzenlenen liste Kurula sunulurken, ilgililerin sicilleri, not durumları, varsa soruşturma ve kovuşturma dosyaları ile diğer tüm bilgi ve belgeleri, Bakanlıkça hazır bulundurulur.
Birinci Sınıfa ayrılmayanların listesi 2 yıl sonra tekrar hazırlanarak Hâkimler ve Savcılar Kanununun 22 nci maddesi gereğince işlem yapılır.
Ancak, Hâkimler ve Savcılar Kanununun 32 nci maddesinin d, e ve f bentlerinde belirtilen sebeplerle birinci sınıfa ayrılmayanlar, cezaları sicilden silinmediği sürece ikinci defa birinci sınıf incelemesine tabi tutulmazlar.
YÜRÜRLÜK
Madde 8- Yukarıda belirtilen İlkeler Resmi Gazete de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
DEĞİŞİKLİK YAPAN İLKE KARARLARI
Adli Ve İdari Yargı Hâkim Ve Savcıları Hakkında 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanununun 32 Ve 118 İnci Maddeleri Uyarınca Tesbit Edilen Birinci Sınıfa Ayrılma Esaslarına İlişkin Hâkimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu İlke Kararını Değiştiren İlke Kararları
Bu ilke kararının;
1. 3 üncü maddesini değiştirilen İlke Kararı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 30.01.1986 gün ve 33/4 sayılı kararı ile kabul edilerek, 20.02.1986 gün ve 19025 sayılı,
2.3 üncü maddesini değiştiren İlke Kararı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 25.01.1988 gün ve 20 sayılı kararı ile kabul edilerek, 19.02.1988 gün ve 19730 sayılı,
3.3 üncü maddesinin sonuna fıkra eklenmesine dair İlke Kararı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 30.01.1989 gün ve 67 sayılı kararı ile kabul edilerek, 21.02.1989 gün ve 20087 sayılı,
4.3 üncü maddesinin 2 ve 5 inci fıkralarını değiştiren İlke Kararı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22.01.1990 gün ve 14 sayılı kararı ile kabul edilerek 05.03.1990 gün ve 20452 sayılı,
5.3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasını değiştiren İlke Kararı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.01.1991 gün ve 37 sayılı kararı ile kabul edilerek, 27.02.1991 gün ve 20799 sayılı,
6.3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının değiştirilmesine ilişkin İlke Kararı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kabul edilerek, 26.05.1994 gün ve 21941 sayılı,
7.2 nci maddesinin 1 ve 3 üncü fıkralarının değiştirilmesi, 5 inci fıkrasının yürürlükten kaldırılması 16.3.1997 gün ve 22935 sayılı,
8.3 üncü maddesinin 5 inci fıkrasının değiştirilmesi, 16.5.2001 gün ve 24404 sayılı
Resmi Gazetelerde yayımlanmıştır.
3 No’lu HSYK kararı
Bölge İdare Mahkemelerinin İkinci Sınıfa Mensup Üyeleri Hakkında 2802 Sayılı Kanunun 23 Ncü Maddesinin Son Fıkrası Uyarınca Tesbit Edilen Kademe, Derece Ve Birinci Sınıfa Ayrılma Esasları İle 28 Nci Maddesinin Son Fıkrasına Göre İtiraz Üzerine İncelenen Dosyalara İlişkin Olarak Karar Veren Hâkimler Hakkında Bölge İdare Mahkemesince Hangi Hallerde Ve Ne Surette Not Verileceğine İlişkin Hâkimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu İlke Kararı
Karar No: 3
Karar Tarihi: 07.04.1983
İKİNCİ SINIFA MENSUP BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ÜYELERİNİN KADEME İLERLEMESİ, DERECE YÜKSELMESİ VE BİRİNCİ SINIFA AYRILMA İLKELERİ,
Madde 1- a) (Mülga: 15.5.1998-23343 Sayılı R.G.)
b) Bölge İdare Mahkemelerinin ikinci sınıfa mensup üyeleri hakkında düzenlenen müfettiş hal kağıtları ile derece yükselmesine ilişkin ilke kararında belirtilen hususlar birlikte değerlendirilmek suretiyle girebilecekleri defter tespit edilerek her yılın Nisan, Ağustos ve Aralık aylarının son günlerinden geçerli olmak üzere yapılır.(01.03.2001 )(Değ.30.05.2003-25123 sayılı R.G.)
c) Bölge İdare Mahkemesinin ikinci sınıfa mensup üyeleri hakkında düzenlenen müfettiş hal kağıtları ile birinci sınıfa ayrılmaya ilişkin ilke kararında belirtilen hususlar, birlikte değerlendirilmek suretiyle birinci sınıfa ayrılma incelemesine tabi tutulurlar. (01.03.2001)
Madde 2- a) İdare ve Vergi Mahkemelerince verilen kararların itiraz üzerine bölge idare mahkemelerinde incelenmesi sırasında kararı veren hâkim veya mahkeme heyeti hakkında çok iyi, iyi, notsuz, orta ve zayıf olmak üzere not verilir. Not verilirken; kararda sağlanan isabet, davanın hızla yürütülmesi, usul hükümlerinin eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesi, dava konularının anlayış ve yönlendirilmesi ve gerekçeli kararın yazılışı, tahlil ve sonuçlandırılmasında gösterilen başarı, emsal kararların gözetilmesi gibi hususlar gözönünde tutularak değerlendirme yapılır. (Değ. 30.05.2003 gün ve 25123 sayılı R.G.)
Hükmün onanmış veya bozulmuş olması, olumlu veya olumsuz not vermek için yeterli sebep olamaz.
b)Not verme işlemi incelemeyi yapan Kurulca yapılır.
YÜRÜRLÜK
Madde 3- Yukarda belirtilen İlkeler Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girer.