Iddianamelerde dikkat edilecek hususlar

C.Savcılıklarınca düzenlenen iddianamelerde dikkat edilmesi gereken hususlar :

TC Adalet Bakanlığı Teftiş kurulu önerileri; 

1- Çocuklar Hakkındaki Evrakın Tefriki
 

            Suç tarihinde l8 yaşını doldurmamış şüphelilerin büyüklerle birlikte işledikleri suçlarda, soruşturma evrakı tefrik edilmeden kamu davası açıldığı saptanmıştır.

            (…sayılılar)

            * 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 17/1. maddesi “küçüklerin büyüklerle birlikte suç işlemeleri halinde soruşturmanın ayrı yürütüleceğini” aynı Yasa’ya eklenen geçici madde 1/3 ile de “çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde kuruluncaya kadar küçükler tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmaların bu kanunda yazılı usullere göre yapılacağının” öngörüldüğünün hatırlanması,

2- Doğum Ve Sabıka Kaydı Eklenmeden İddianame Tanzimi
 

            Haklarında kamu davası açılan şüphelilere ait doğum ve sabıka kayıtlarının soruşturma evrakına eklenmediği anlaşılmıştır.

            (…sayılılar)

            * 5271 sayılı CMK’nın temel amacının, kamu davasının tek celsede veya birbirini izleyen makul süreli oturumlarla sonuçlandırılmasını gerçekleştirmek olduğundan, bu gibi noksanlıkların davaların uzamasına neden olabileceği dikkate alınarak şüphelilere ait doğum ve sabıka kayıtlarının iddianameye eklenmesinin usul edinilmesi,
3- İddianamelerde Sevk Maddelerinin Belirlenmesi ile Görevli Mahkemenin Saptanmasında Yanılgıya Düşülebildiği, Bu Kapsamda;
 
            a) Sevk Maddelerinin Eksik Yazılmasına İlişkin
           

            12-15 yaş grubunda bulunan şüpheliler hakkında düzenlenen iddianamelerde 5237 sayılı TCK’nın 31/2,

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

            Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını bitirmemiş şüpheliler hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/3,

                       

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

            Hırsızlık suçuyla ilgili olarak düzenlenenlerde, “çoğunu alma imkânı varken yalnızca gereksinimi kadar değer olarak da az olan şeyin alınması durumunda” (Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22/12/2005 tarih ve 2005/11959-12376 sayılı kararında belirtildiği gibi) değer azlığına ilişkin hüküm içeren 5237 sayılı Yasa’nın 145,

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

            Yağma suçuyla ilgili olarak suça konu eşyanın değeri gözetilerek 5237 sayılı Yasa’nın 150/2,

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

           

            Silahtan sayılan aletler kullanılarak/ üst soy, alt soy, eşe veya kardeşe karşı/ kamu görevi nedeni ile kişilere karşı işlenen yaralama suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 86/3,

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

             

            Suçta kullanılan veya suçun işlenilmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen veya üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya bulunduğu ve emanete alındığı halde 5237 sayılı TCK’nın 54,

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

            Şüphelisinin gözaltında kaldığı ya da tutuklu olduğu anlaşılan iddianamelerde 5237 sayılı Yasa’nın 63,

            Ağır Ceza    : ……,……,……,

            Asliye Ceza : ……,….,…..,.

            Sulh  Ceza   :  .…..,….,….., iddianame sayılılar

            Değişik zamanlarda aynı kişiye karşı işlenen cinsel taciz / hakaret/ tehdit suçlarında 5237 sayılı Yasa’nın 43/1,

            Birden fazla kişiye tek bir fiille işlenen cinsel taciz/ hakaret/ tehdit suçlarında 5237 sayılı Yasa’nın 43/2,

            Maddelerine yer verilmediği,

            b) Yasa Maddelerinin Tespitine Dair
 

            … sayılıda eşe karşı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralama suçunda, eyleme uyan 5237 sayılı Yasa’nın 86/1,3-a maddesi yerine 86/1,

            … sayılılarda barınak yerinde veya sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında işlenen hırsızlık suçları ile ilgili iddianamelerde 5237 sayılı Yasa’nın 142/2-g maddesi yerine 142/1-e,

            ……sayılıda elektrik enerjisi hırsızlığında 5237 sayılı Yasa’nın 142/1-f maddesi yerine 142/1-b,

            ……sayılıda 15 yaşını bitirmeyen mağduru tehdit ederek zorla cinsel ilişkide bulunan şüpheli hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 103/2-4 maddesi yerine 102/2,

            ……sayılıda mağdura ilaç katılmış meşrubat içirerek kendisini bilemeyecek ve savunamayacak duruma getirerek parasını ve cep telefonunun yağmalayan şüpheli ile ilgili 5237 sayılı Yasa’nın 148/2-3 maddesi yerine 149/1-e,

            ……sayılıda polis memuruna karşı görevinden dolayı hakaret eyleminde şüpheli hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 125/3-a maddesi yerine 125/1,

            Maddelerinin tatbikinin istenildiği,

            c) Görevli Mahkemenin Saptanmasına Yönelik
 
            ……sayılıda, çocukları cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 103/1-a, 2, 43, 109/3-b-f 5, 2, maddeleri uyarınca ağır ceza mahkemesi yerine asliye ceza mahkemesine,

            ……. sayılıda, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 89/1, 53,

            ……. sayılıda, cürüm işleyeni övme suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 215, 54,

            …….. sayılıda, kasten yaralama ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Yasa’nın 86/2, 125/1, 125/2,

            Maddelerinin tatbiki istemi ile sulh ceza mahkemesi yerine, asliye ceza mahkemesine,

            ……. sayılıda, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 37/1, 151/1,

            ……. sayılıda, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 86/1, 86/2, 63, 54,

            ……. sayılıda, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Yasa’nın 184/1, 53,

            ……. sayılıda, iki müştekiye yönelik taksirle yaralama eyleminde 5237 sayılı Yasa’nın 89/2-b, 4,

            Maddelerinin tatbiki istemi ile asliye ceza mahkemesi yerine sulh ceza mahkemesine,

            ……. sayılıda, şüphelinin mağdurun kalçasına eli ile dokunma eylemi nedeni ile  5237 sayılı Yasa’nın 102/1 maddesi gereği asliye ceza mahkemesi yerine, uygulama yeri bulunmayan 105/1 maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesine,

            Kamu davaları açıldığı belirlenmiştir.

            * İddianamelerin tanziminde 5271 sayılı CMK’nın 170/h maddesinin amir hükmü ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve (2) sayılı Genelgesi’nin 26 ve 31. maddelerinde açıklandığı üzere, görevli mahkemenin belirlenmesi, suç niteliğine uygun kanun maddelerinin eksiksiz olarak gösterilmesi,  ileride iddianamenin iadesini ya da ek savunma verilmesini zorunlu kılacak aksamalara yol açılmaması,

4- İcra ve İflâs Kanunu’nun 341. Maddesi ile İlgili İddianameler
 

            Çocuk teslimi emrine muhalefet eden şüpheli hakkında İcra İflâs Kanunu’nun 341. maddesiyle tecziyesi zımnında İcra Mahkemesine iddianame ile dava açıldığı görülmüştür.

            …… iddianame sayılılar

            *İcra ve İflâs Kanunu’nun 341. maddesinde öngörülen suçun takibinin şikâyete bağlı olduğu ve şikâyetin de doğrudan İcra Mahkemesine yapılması gerektiği dikkate alınarak iddianame tanziminin yasal dayanağının bulunmadığının bilinmesi, 

5- İddianamelerde Gösterilmesi Zorunlu Hususlara Yer Verilmediği
                       

            İddianamelerde gösterilmesi zorunlu hususlara yer verilmediği, örneğin;
 

            …,…,…, sayılılarda şüphelilerin kimliklerinin açık olarak gösterilmediği, kimi zaman da baba adı ve doğum tarihlerinin,

            …,…,…, sayılarda  çocukların / ……sayılılarda büyük şüphelilerin zorunlu müdafilerin  /…,…,…, sayılarda 18 yaşından küçük mağdurların vekil ya da kanuni temsilcilerinin isimlerinin,

            …,…,…, sayılılarda şikayet tarihi, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin,

            …,…,… sayılılarda, bilgisine başvurulduğu anlaşılan tanık isimleri ile suç delillerinin,

            …,…,… sayılılarda tutuklanan ya da göz altına alınan şüphelilerin tutukluluk veya gözaltı tarihlerinin,

            Yazılmadığı gözlenmiştir.

            *CMK’nın 170. maddesi gereğince iddianamede, şüphelinin, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliğinin, müdafi ve vekillerinin isimlerinin, şikâyet tarihi, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin, ifadesi alınan tanıkların, suç delilleri ile şüphelilerin tutuklanma ve gözaltına alınma tarihlerinin gösterilmesi gerektiğinin unutulmaması, ileride iddianamenin iadesini gerektirebilecek ve yargılamanın uzamasına neden olabilecek benzeri hatalardan kaçınılması,

6- İddianame İçeriğinde Eylemin Ayrıntılı Şekilde Açıklanmaması
 

            Bir kısım iddianamede, suç konusu olay mevcut delillerle ilişkilendirilerek izah edilmeden; tehdit ettiği, hakarette bulunduğu, şüphelinin Orman Kanunu’na aykırı davrandığı, üzerine atılı suçu işlediği vb. gibi kapsamı belli olmayan ibareler kullanılarak kamu davaları açıldığı saptanmıştır.

            (… sayılılar)

            * Mahkemelerin hangi suçtan dolayı yargılama yaptığı hususunda veya görevin belirlenmesi konusunda tereddütler yaratacak bu nevi iddianame tanziminden vazgeçilmesi,  CMK’ nın 170/4. ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ( 2 ) numaralı Genelgesi’nin 26. fıkrasına uygun hareket edilmesi, aksine davranışın aynı Yasa’nın 174/1-a maddesi gereğince iddianamenin iadesi sebebi olabileceğinin hatırlanması, 

7- İddianamelerde Mühür Bulunmadığı
 

            Düzenlenen iddianamelerin bir kısmında mühür bulunmadığı tespit edilmiştir.

            ( …sayılılar)

            * Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 31. maddesi ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve ( 2 ) sayılı Genelgesi’nin 33. maddesi uyarınca; sözü edilen iddianamelerde Cumhuriyet başsavcılığı mührünün bulunması zorunluluğunun gözden uzak tutulmaması,

8- Kabahat Eylemleri Nedeniyle İddianame Tanzim Edildiği
 

            …. sayılılarda, kumar oynama ve sarhoşluk fiillerinin kabahat niteliğinde bulunmasına rağmen soruşturma defterine kaydedilerek iddianame ile dava açıldığı belirlenmiştir.

           

            * Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 11. maddesi gereğince, 5326 sayılı Yasa kapsamındaki kabahat eylemlerine ilişkin evrakın,  soruşturma defteri yerine kabahat eylemleri kayıt defterine kaydedilmesi, bu tür fiiller nedeniyle iddianame tanzim edilemeyeceğinin bilinmesi,  
9- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek Kararların İddianamenin Alt Bölümünde Gösterilmediği
           

            Şüphelilerin başka suçları ya da diğer failler ile ilgili olarak ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği halde iddianamenin alt kısmına şerh verilmediği anlaşılmıştır.

            (…sayılılar)

            * Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ( 2 ) numaralı Genelgesi’nin 30. maddesi gereğince; iddianameyle birlikte ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hâlinde, bunun iddianamenin altında ekler bölümünde açıkça belirtilmesi ve evrakına eklenmesinin usul haline getirilmesi,

10- Şüphelileri Tutuklu Bulunan Evraka Ait İddianamelerde Tutuklu İbaresine Yer Verilmediği
 

            Şüphelileri tutuklu bulunan evraka ait bir kısım iddianamenin sağ üst köşesinde, “Tutuklu İş” ibaresine yer verilmediği saptanmıştır.

            (…sayılılar)

            * Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ( 2 ) numaralı Genelgesi’nin 24. maddesi gereği iddianamelerin sağ üst köşesine “Tutuklu İş” ibaresinin yazılması zorunluluğunun hatırdan çıkartılmaması,

11- Uzlaşma Teklifinde Bulunmadan Dava Açılması
 

            …. sayılıda, hakaret,

            ….. sayılıda yaşı küçük şüphelilerle ilgili açıktan hırsızlık,

            …. sayılılarda taksirle yaralama,

            Suçlarının uzlaşma kapsamında kalmasına rağmen, Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlî kolluk görevlisi tarafından şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunulmadığı halde kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

            * Uzlaşma kapsamında kalan suçlarda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 24. maddeleri gereğince işlem yapılması,  uzlaşmanın gerçekleşmemesi durumunda kamu davası açılması, aksi halin CMK’nın 174/1-c maddesi gereğince iddianamenin iadesi nedeni olacağının unutulmaması,

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararlara Yönelik tavsiyeler

TC Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığından;  

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararlara dair öneriler:

1- Bir Kısım Şüpheliler Hakkında Karar Verilmemesi
 

… sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen evrakta, bir kısım şüpheliler için mukteza tayin edilmediği gözlenmiştir.

* CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 30. maddesi gereğince; birden çok kişi hakkındaki şikâyeti kapsayan soruşturmalarda, faillerden biri ya da birkaçı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ittihaz olunmakla yetinilmeyip, evrak arasında adı geçen ve kendilerine herhangi bir suç isnat edilen her şahıs hakkında kanuni gereğinin yapılması,
2- Bazı Suçlarda Nüfus Kayıtlarının Celbi
 

Suçun oluşup oluşmaması ve takibat icrası bakımından önemi haiz olan şüpheli veya mağdurların kolluk tarafından onaylanan nüfus cüzdan suretlerine dayanılarak işlem yapıldığı, bu kapsamda;

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 80/3. maddesindeki insan ticareti,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 103. maddesindeki cinsel istismar,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde yazılı reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişki,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 109/3-f maddesinde yer alan kişi hürriyetinden yoksun kılma,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 194/1. maddesinde gösterilen çocuklara sağlık için tehlikeli madde temini,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 226/3-5. maddesinde açıklanan çocuklara yönelik müstehcenlik,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 228/2. maddesinde belirtilen çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlama,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 229/1. maddesindeki çocukları dilencilikte araç olarak kullanma,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 234/1-2. maddesinde açıklanan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması,

… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 278/3. maddesinde ifade edilen küçüklere karşı işlenen suçları bildirmeme, 

Suçlarında ilgililerin nüfus kayıtları getirtilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözlenmiştir.

* Hukukî açıdan önemi olan yaş, akrabalık, ölüm ve medenî hal gibi neticeye etkili durumların, mutlaka nüfus idarelerinden tahkik ve tevsik edilmesi, sözü edilen evraktaki noksanlıkların bu yönden giderilmesi,
3- Çocuklar Hakkındaki Tahkikatlar
 

Fiili işledikleri zaman onsekiz yaşını bitirmemiş çocukların işledikleri bir kısım suçlarda, soruşturmanın kolluğa bırakıldığı gözlenmiştir.

( … sayılılar )

* 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 15. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 14. maddesinde belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturmanın kolluk görevlilerine bırakılmayarak bizzat Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülerek sonuçlandırılması,

4- Delillerin Değerlendirilmesinde Hataya Düşülerek Karar Verilmesi
 

Eksik inceleme ve soruşturma ile olayın mahiyetine uygun bulunmayan gerekçe, yanlış niteleme ve delil takdirinde hataya düşülmesi suretiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararları kurulabildiği,

- … sayılıda; … tarihinde müşteki …’ ya ait otomobilin kelebek camını kırarak otodan hırsızlık yapan kimliği belirsiz sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 143. ve 66/e maddeleri uyarınca zamanaşımı süresince aranması cihetine gidilmeyerek, şüphelilerin kimliğinin tespitine yarayacak ya da onlara ulaşılmasını sağlayacak iz ve delil bulunmadığı ve mevcut delillerle kovuşturma olanağının olmadığı düşüncesiyle,

- … sayılıda; müşteki …’ dan rüşvet almak suçundan şüpheliler … ve … hakkında yapılan soruşturmada, olay tanıkları (…, … ve …) dinlenilmeden şüphelilerin müştekiyi tanımadıklarına yönelik savunmalarına dayanılarak,

- … karar sayılıda; … Emniyet Müdürlüğünün … tarihli olay yeri inceleme ve tespit raporunda da belirtildiği üzere, müşteki …’ ya ait otomobilin kelebek camını kırarak otodan teyp çalan kimliği belirsiz şüphelilerin aranması ve kimliklerinin tespit edilerek yakalanması yoluna gidilmeksizin, mala zarar verme suçundan şikayet bulunmadığı, hırsızlık suçunun işlendiğine dair yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle,

- … sayılıda suç tarihinde … doğumlu ve 13 yaşında olan mağdur … ile isteği dışında cinsî münasebette bulunan şüpheli … ’nın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak,

Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

* İhbar veya herhangi bir surette suç işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının kamu davası ikamesine gerek olup olmadığına karar vermek için işin hakikatini araştırmaya mecbur ve suç teşkil eden hususlarda yeterli delil mevcut ise dava açmakla mükellef olduğunun hatırda tutularak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesi uyarınca eksik soruşturma sonucu ya da yanlış değerlendirme suretiyle karar verilmesinden özenle kaçınılması, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ittihazı için, bütün delillerin toplanıp, ancak dava açmaya yeterli olmadığının anlaşılmış bulunması gerektiğinin unutulmayarak bundan böyle evrakın titizlikle tetkikiyle suç vasıflarının tayin ve tespitinde daha dikkatli hareket edilmesi, 

5- Gerekçe Gösterilmeden Tek Tabiple Otopsi Yapılması
 

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanan bir kısım evrakta;

a) Adlî tabip veya patolog olmayan iki hekim tarafından,

( … sayılılar )

b) Sebebi yazılmaksızın adlî tabip unvanı bulunmayan tek doktorla,

( … sayılılar )

Otopsi yapıldığı tespit edilmiştir.

* 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 87/l. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/11/2006 gün ve 136 sayılı “Otopsi işlemlerinin yerine getirilmesi” konulu Genelgesi de dikkate alınarak bir tanesi adlî tabip veya patolog olması şartı ile otopsinin iki hekim tarafından yapılması,

Otopsi işleminin bir hekim tarafından yapılabilmesinin zaruret halinde ve zapta da geçilmek şartıyla mümkün olabileceğinin unutulmaması,

6- Hukuki İhtilaf
 

Hukukî ihtilaf niteliğinde bulunan iddialarla alakalı bir kısım evrakta ayrıntılı tahkikat işlemlerinin yapıldığı,

Bu cümleden olarak,

… sayılıda, şikâyetçinin şüpheliye verdiği borç paranın şüpheli tarafından geri verilmediği iddiasının mahiyetinden,

… sayılıda, şüphelinin ev kirasını ve elektrik ücretini ödemeden evini terk ettiğine ilişkin iddiasının dilekçe kapsamından,

… sayılıda, haricen sattığı aracının trafik kaydının şüpheli tarafından üzerine alınmadığına ilişkin iddianın içeriğinden,

Özel hukuk çekişmesi niteliğinde bulunduğu açıkça anlaşıldığı halde derhal kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi yerine delillerin toplanmasından sonra karar verildiği görülmüştür.

* Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve (2) sayılı genelgesi’nin 25. maddesinde açıklandığı üzere; hukukî nitelik taşıyan ve ceza takibine neden olmayacak bu tür taleplerin alınmasını müteakip uzun tahkik işlemlerine girişilmeden, belirlenen duruma göre evrakın muktezaya bağlanması, emek ve zaman kaybına neden olunabilecek bu kabil davranışlardan kaçınılması,
7- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararların Tebliği
 

Kararların tebliğine yönelik olarak yapılan incelemede;

a) … sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların suçtan zarar gören şikâyetçilere,

b) Bazı kararların önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüphelilere,

         ( … sayılılar )

Tebliğ olunmadığı ya da tebliğ olunduğuna dair tebligat parçasının evrak içerisinde bulunmadığı,

c) … sayılılarda ise, ifadesi alınmamış veya sorguya çekilmemiş şüphelilere tebliğ edildiği,

Tespit olunmuştur.

* 5271 sayılı CMK’nın 172/1. maddesi ile CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 27. maddesi uyarınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların suçtan zarar gören şikâyetçiler ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüphelilere tebliğ edilmesi ve denetime esas olmak üzere tebligat parçasının sonucunun takip olunarak evrak içerisine konulması, önceden ifadesi alınmamış veya sorguya çekilmemiş olan şüphelilere tebligat yapılmasına ilişkin yasal zorunluluk bulunmadığının bilinmesi,

8- Kararlara Karşı Yasa Yolları, Başvuru Süreleri veya Tazminat Haklarının Belirtilmediği
 

Bir kısım kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda,

a) Müştekinin veya ilgilisinin hangi mercie ve kaç gün içerisinde itiraz edebileceğine dair açıklama yapılmadığı,

(…  sayılılar)

b) Soruşturma evresinde tutuklandığı veya gözaltına alındığı anlaşılan şüphelilerin tazminat hakkı bulunduğunun kararda gösterilmediği,

(…  sayılılar)

 Anlaşılmıştır.

* Anayasa’nın 40. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1. maddesinde yer alan “kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir” hükmü ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 27. maddesinde açıklanan hususlara riayet edilmesi, anayasal ve yasal mevzuattaki değişiklerin izlenerek, zamanında iş ve işlemlere yansıtılmasına daha fazla önem verilmesi,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141/2. maddesi gereği soruşturma evresinde tutuklanan veya gözaltında kalan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda tazminat hakları bulunduğunun bildirilmesi icap ettiğinin unutulmaması,

9- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararlarda Olayın Mahiyetinin Anlatılmadığı Ya da Yeterli Gerekçenin Bulunmadığı
 

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların incelenmesinde;

a) … sayılılarda, şüphelilere isnat olunan eylemlerin kısaca da olsa ayrıntıyı içerecek şekilde anlatılmadığı,

b) … sayılılarda ise, verilen kararlarda hiçbir gerekçenin gösterilmediği,

Görülmüştür.

  

* 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 27. maddesinde açıklandığı üzere; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda, olay ile isnadın tereddüt veya kuşkuya mahal bırakmayacak derecede açık, hadiselerin tahliline imkân verecek biçimde anlatılması, hangi sebeple bu sonuca ulaşıldığının gerekçeleriyle belirtilmesi,

10- Kararlara Karşı İtirazlara İlişkin Masraflar
 

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı yapılan itirazların reddedilmesi üzerine, itiraz edenlerin masrafları ödemesi gerektiğinin ret kararında hükme bağlanmasına karşın, harç tahsil müzekkerelerinin yazılmadığı belirlenmiştir.

(… sayılılar)

* 5271 sayılı Yasa’nın 173/3. maddesinin uygulamada nazara alınarak itiraz edenin itiraz masraflarını ödeyeceğine ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenerek maliyeye gönderilmesinin usul edinilmesi,

11- Kararların Geç Yazılması
 

İncelenen kararların bir bölümünde soruşturmaya ilişkin tüm delillerin toplanmasına rağmen karara bağlanmayarak ( … ) aydan ( … ) aya varan sürelerle elde tutulduktan sonra sonuçlandırıldığı gözlenmiştir.

(… sayılılar)

* Soruşturmaların olabilecek en kısa sürede muktezaya bağlanması için gereken çabanın esirgenmemesi, Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih, 2 ve 4 sayılı genelgelerinde de açıklandığı üzere; insan hakları ihlâllerine neden olunmaması açısından yürütülen soruşturmaların sağlıklı ve süratli bir şekilde sonuçlandırılması, bütün Cumhuriyet savcılarının, görevlerine tam bir fedakârlık ve titizlikle eğilmeleri gerektiğinin hatırlanması,

12- Karar Öncesi Evrakın İşlemsiz Bırakılması
 

Sonuçlandırılan bir kısım evrakta delillerin gecikmeli olarak toplandığı,

Bu cümleden olarak;

… sayılıda, mağdurun kesin raporunun geldiği 25/03/2006,

… sayılılarda, şüphelilerin savunmalarının alındığı 25/03/2006,

… sayılılarda, soruşturma evrakının kolluktan ikmâlen gönderildiği 25/03/2006,

… sayılılarda, istinabe evrakının ulaştığı 25/03/2006,

… sayılılarda, başka yer Cumhuriyet başsavcılıklarından veya diğer kurumlardan istenen bilgilerin gönderildiği 25/03/2006,

… sayılılarda, şikâyet dilekçesinin alındığı ya da soruşturma evrakının kolluktan intikal ettiği 25/03/2006,

Tarihinden, müteakip işlemin yapıldığı / kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yazıldığı … tarihe kadar, [ ( 1) / ( 3 ) ] aydan [ ( 3) / ( 6 ) ] aya varan sürelerle beklendiği anlaşılmıştır.

* Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve (2) sayılı Genelgesi’nde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, soruşturma evrakının Cumhuriyet savcıları tarafından sık sık gözden geçirilerek gerekli işlemlere tevessül edilmesi, sorumluluğu mucip olacak ihmal ve gecikmelere sebebiyet verilmemesi,
13- Karar Kartonlarında Mühür ve İmza Eksiği
 

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kartonlarının incelenmesinde;

a) Bir kısım kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda Cumhuriyet başsavcılığının mührünün bulunmadığı,

(…sayılılar)

b) Bazı kararların ise Cumhuriyet savcısı tarafından imzalanmasının unutulduğu,

(…sayılılar)

Gözlenmiştir.

* Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 30. maddesine uygun hareket edilmesi,

14- Memur Suçlarının Bildirimi
 

… sayılı kararlarda olduğu gibi, Adlî Yargı İlk Derece Adalet Komisyonuna bağlı olanlar haricindeki memur şüphelilerin işledikleri 4483 sayılı Yasa kapsamı dışında kalan suçlarla ilgili olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların şüphelilerin bağlı bulunduğu kuruma bildirilmesinde yeterli hassasiyet gösterilmediği gözlenmiştir.

* 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131/3. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve 2 sayılı “Soruşturmaların yürütülmesi, soruşturma evrakının düzenlenmesinde ve tamamlanmasında dikkat edilecek hususlar” konulu Genelgesi’nin 29. maddesi de dikkate alınmak suretiyle, bundan böyle memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri suçlarla, kişisel suçları sebebi ile yapılan soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karların ilgili personelin bağlı bulunduğu Bakanlık veya bağlı kuruluşa gönderilmesinde daha duyarlı hareket edilmesi, anılan evrakta gereğinin buna göre ifası,

15- 4483 Sayılı Yasa’nın Uygulanmasına Yönelik Hatalar
 

4483 sayılı Yasa’ya ilişkin olarak yapılan tetkikte;

… sayılılarda, Yargıtay CGK’nın 17/02/2004 gün ve 2004/2-10 esas, 2004/40 karar sayılı yerleşik içtihadında da belirtildiği üzere, 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı göz ardı edilerek, öğrencisini darp eden öğretmenin atılı suçu görevinden dolayı işlediği ileri sürülerek soruşturma izni verilmediği gerekçesiyle,

… sayılıda ise, … suçundan gözaltına alınan müştekinin, görevli polis memurlarının kendisine işkence yaptıklarını iddia ederek şikâyetçi olduğu olayda, şüpheli polis memurlarının adlî görev ifa ettikleri göz ardı edilerek 4483 sayılı Yasa hükümleri gereğince istenen soruşturma izni sonucuna göre,

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiği saptanmıştır.   

* 4483 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince memurlar ile diğer kamu görevlilerinin vazifeleriyle alakalı olmaksızın görevleri sırasında işledikleri suçların Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen soruşturulacağının,

4483 sayılı Yasa’nın 2/son maddesi uyarınca işkence ve fena muamele suçları ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/5. maddesi kapsamında açılacak soruşturmalarda 4483 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağının,

Hatırdan çıkarılmaması, 
16- Suda Boğulma ve Asıda Üç Boşluk Açılmadan Otopsi Yapılması
 

Suda boğulma veya ası suretiyle intihar gibi şüpheli olaylarda, otopsi yapılmayıp cesedin harici muayenesi ile yetinildiği müşahede edilmiştir.

(… sayılılar)

* Tabibin otopsiye lüzum olmadığı yolundaki beyanının işin hakiki veçhesini araştırmakla yükümlü Cumhuriyet savcısını bağlamayacağı göz önünde bulundurularak, suda boğulma, ası suretiyle intihar ve şüpheli ölüm gibi vakıalarda, sebebi haricen belli olsa dahi 5271 sayılı CMK’nın 87/2. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/11/2006 gün ve 136 sayılı “Otopsi İşlemlerinin Yerine Getirilmesi” konulu Genelgesi gereğince ceset üzerinde üç boşluk açılmak suretiyle ve bilhassa elle veya iple boğulmalarda ya da ası suretiyle gerçekleşen ölümlerde boyun cildi, iç uzuvları (gırtlak, kıkırdaklar, hyoid kemiği) tetkik edilerek cesetteki bütün travmatik veya marazi başkalaşmalar kayıt ve tavsif edilmek suretiyle ölüm sebebini, mekanizmasını ve şeklini gösteren tüm değişmelerin ayrıntılı olarak rapora derç edilmesi,
17- Suç Eşyasının Tasfiyesi
         

Suç eşyasının tasfiyesi işlemlerine yönelik olarak yapılan incelemede,

a) … sayılıda, sahte para/ … sayılıda, video kaseti/ … sayılıda, boş mermi kovanları/ … sayılıda, kanlı elbiseler/ … sayılıda kitap ve kasetler vb. gibi suç delili olarak ele geçirilen eşyanın emanete alınmadan zarf veya poşet içerisinde dosya arasına konulduğu, tasfiyesine yönelik hiçbir işlem yapılmadığı,

b) … sayılılarda, adlî emanette kayıtlı suç eşyası hakkında merciinden müsadere kararı istenmediği gibi, iadesi veya evrak arasında delil olarak saklanmasına dair karar da verilmediği,

c) … sayılılarda ise, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile birlikte iadesi öngörülmesine karşın kararın infazı için suç eşyası emanet memurluğuna gönderilmediği,

Anlaşılmıştır.

                * Suç Eşyası Yönetmeliği’nin 5. maddesi ile bu hususta Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 20. maddesinde açıklanan hususlara riayet olunarak soruşturmanın delilini teşkil eden eşyanın maddede yazılı usul doğrultusunda makbuz karşılığı suç eşyası esas defterine kaydının sağlanması ve tasfiyesine yönelik işlemlerde de gecikmeye neden olunmaması,

Suç Eşyası Emanet Memurluğunda birikime meydan verilmemesi ve işlemlerin zamanında yapılabilmesi bakımından, tahkikatların sonuçlandırılması hâlinde suç eşyası hakkında karar verilmesi gerektiğinin unutulmaması,

Suç Eşyası Yönetmeliği’nin 14. maddesi gereğince, suç eşyasının tasfiyesine ilişkin kararların ilgili memurluğa gönderilerek gereğinin ifası,
18- Şüpheli-Sanık Karar Takip Formu
 

Şüpheli-Sanık Karar Takip formlarının doldurulması ve ilgili makamlara gönderilmesinde gereken titizliğin her zaman gösterilmediği belirlenmiştir.

* 5320 sayılı Yasa’nın 16. maddesinde belirtilen “Şüpheli ve sanıkla ilgili olarak verilen soruşturma ve kovuşturmayı sona erdiren kesinleşmiş kararlar, soruşturmada görev alan kolluk birimlerine bildirilir. Kolluk birimleri bu bildirim üzerine gerekli işlemleri derhal yapar” hükmü ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 10 sayılı Genelgesi’nin 4. maddesi ile teşkilata duyurulan hususlara riayet edilerek, söz konusu formların eksiksiz doldurulup ilgili birimlere gönderilmesi hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi, bilgi akışının düzenli olarak sağlanması için kalem personelinin denetim altında tutulması,

  

19- Tutuklama Talep Edip Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verilmesi
 

… sayılıda; … suçundan dolayı yapılan soruşturma sırasında şüphelinin sorguya sevk edilip tutuklanması talebinde bulunulmasına karşın, isteğin reddi ya da kabulünü müteakip başkaca bir delil toplanmadan, kanıt yokluğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı ittihaz olunduğu anlaşılmıştır.

* Soruşturma evrakının, gereken dikkat ve hassasiyetle incelenmediği izlenimini veren, ifa edilen görevin ciddiyet ve etkinliği ile de bağdaştırılamayan, kişi özgürlüklerini kısıtlayan ve sorumluluk doğurabilecek benzeri hatalardan kaçınılması, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilecek durumlarda kişilerin sorguya sevk edilerek mağduriyetlerine neden olunmaması,