Etiket arşivi: icra daireleri

E-Haciz Uygulaması

Adalet Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Arasında E-Haciz uygulaması hakkındaki işbirliği protokolü 14.5.2012 tarihinde imzalandı.

Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile SGK arasında bir yıldır çalışmaları devam eden e-Haciz entegrasyonu tamamlanarak yürürlüğe girdi. Entegrasyon çalışmalarının tamamlanması nedeniyle Adalet Bakanlığı Müsteşarı Sayın Birol ERDEM ve SGK başkanı Sayın Fatih ACAR’ın katılımı ile iki kurum arasında işbirliği protokolü yapılan törenle imzalandı. Törende konuşma yapan Sayın ACAR SGK kurumunun geldiği aşamaları aktarırken Sayın ERDEM gelişen teknolojilerin vatandaşlara götürülen hizmetlerde, şeffaflık, hız ve kalite getirdiğine dikkat çekti. SGK adına Muhasebe Daire Başkanı Mahmut KARASU tarafından e-Haciz sisteminin işleyişine ilişkin bilgilendirme yaparken Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı adına sunum yapan Başkan Yardımcısı Muhittin KIRICI ise UYAP ile Türk yargı sisteminin geçirdiği değişime vurgu yaptı. Sayın Karasu beyanında SGK’da haciz işlemler ile ilgili 300 personelin çalıştığını, entegrasyon sayesine bu iş gücünden tasarruf edilerek, bu personelin başka işlemlerin yapılmasında kullanılabileceğini bu nedenle 12.400.000 TL tasarruf sağlandığını belirtti. E-Haciz entegrasyonu ile MOSİP Sisteminde kullanılmakta olan kesinti programları web servisi ile UYAP Bilişim Sistemi entegre hale getirilmiş olup hakkında icra takibi yapılan kişilerin kimlik bilgilerinin UYAP Bilişim Sistemi tarafından sorgulanması, varsa alacağına haciz konulması ve haczin kaldırılması elektronik ortamda sağlanmıştır. E-haciz entegrasyonu, tüm icra daireleri tarafından 24.04.2012 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanılmış olup bu sayede icra dairelerinden SGK’ya fiziki evrak gönderme, yazışma yapma devri sona erdirilerek borçluların SGK’dan alacakları üzerine doğrudan haciz konulması ve kaldırılması sağlanmıştır. Bu uygulama ile icra dairelerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna icra ve nafaka yazıları gönderilmeyerek, icra kaydı işlemleri, icra dairelerinde kullanılmakta olan UYAP Bilişim Sisteminden yapılarak web servisi aracığıyla doğrudan MOSİP Sistemine aktarılmaktadır.

E-HACİZ UYGULAMASI İLE GETİRİLEN YENİLİKLER ve KOLAYLIKLAR,

Adalet Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun ortak çalışması sonucunda kamusal hizmetlerin elektronik ortamda sunulması kapsamında e-Haciz hizmeti başarıyla devreye alınmıştır. Mahkemelerde ve İcra Dairelerinde kullanılan UYAP Bilişim Sistemi ile MOSİP (Mali Yönetim Sistemi Projesi) sistemi arasında, alacak ve aylıklara uygulanacak haciz işlemlerinin elektronik ortamda yapılması amacıyla entegrasyon çalışması yapılmıştır. Bilindiği üzere İcra daireleri tarafından icra dosyalarında haciz için Emekli Sandığı, SSK ve Bağkur kurumları ile maaş veya başkaca alacağı olanlar için ayrı ayrı yazışma yapılmaktaydı Bu durum ise alacaklıların alacağını tahsilini geciktiriyor bazen de borçluların hak kaybına sebebiyet veriyordu.

SSK, Emekli Sandığı ve Bağkur emekli aylıkları ve bu aylıklardan yapılan kesintiler ayrı ayrı programlarda yapılmakta iken Sosyal Güvenlik Kurumu 2006 Mayıs ayında tek çatı altında birleşmelerinden sonra tek bir sistem üzerinde işlemlerin yapılabilmesi için 2009 yılı Kasım ayında MOSİP Sistemi devreye alınmıştır. 2009 yılı sonunda, Sağlık ödemeleri ve 2022 sayılı Kanun’a göre yapılan ödemeler yeni sistem üzerinden ödenmeye başlanmış olup, 2010 Temmuz ayında da personel kesinti işlemlerinin yeni sistemden yapılmasına devam edilmiştir. Emekli ve hak sahiplerinin aylıkları ve bu aylıklardan yapılan kesintiler (Sosyal Güvenlik Destek Primi, nafaka, icra, yersiz ödemeler, kömür kesintileri, muayene katılım payı, ilaç katılım payı) MOSİP Sistemi üzerinden kesintileri yapılarak net maaşlar ilgililere ödenmek üzere bankalara aktarılmıştır.

MOSİP Sisteminde kullanılmakta olan kesinti programları web servisi ile UYAP Bilişim Sistemi entegre hale getirilmiş olup hakkında icra takibi yapılan kişilerin kimlik bilgilerinin UYAP Bilişim Sistemi tarafından sorgulanması, varsa alacağına haciz konulması ve haczin kaldırılması elektronik ortamda sağlanmıştır. Bu kapsamda Karabük İli İcra Daireleri pilot birim seçilerek haciz işlemleri UYAP ortamında yapılmış, sistem başarılı bir şekilde işler hale getirildikten sonra 24.04.2012 tarihinden itibaren tüm icra dairelerine yaygınlaştırılmıştır. Bu uygulama ile icra dairelerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna icra ve nafaka yazıları gönderilmeyerek, icra kaydı işlemleri, icra dairelerinde kullanılmakta olan UYAP Bilişim Sisteminden yapılarak web servisi aracığıyla doğrudan MOSİP Sistemine aktarılmaktadır.

UYGULAMADAN ÖNCE,

- İcra dairesi, SGK da haciz konulacak kişinin aylık alıp almadığı veya kimlik bilgileri hakkında yazı yazar ve SGK ya gönderilmek üzere postaya verir.

  1. PTT aracılığıyla gelen yazı SGK evrak servisine gelir ve kayıt altına alınır.
  2. İlgilinin arşivden gelen dosyası yazı ile beraber icra servisine gönderilir.
  3. İcra servisinde incelendikten sonra haciz bilgileri sisteme işlenir ve 7 gün içinde icra dairesine gönderilmek üzere yazı yazılır ve imzalar tamamlandıktan sonra evrak servisine gönderilir.
  4. Evrak servisinde işlemleri tamamlanır ve icra dairesine gönderilmek üzere postaya verilir.
  5. PTT aracılığıyla icra dairesine gönderilerek UYAP kullanıcısı tarafından kaydedilir.
  6. SGK’ca emekli veya hak sahibinin aylığından kesilen miktar icra dairesine gönderilmek üzere bankaya aktarılır.

UYGULAMADAN SONRA

  1. İcra dairelerince, kişi sorgulaması UYAP Bilişim sistemi üzerinden yapılır.
  2. Borçlunun aylık veya alacağına UYAP Bilişim Sistemi üzerinden doğrudan haciz konulur veya kaldırılır.

 

UYGULAMA SONUÇLARI,

  • SGK’da malvarlığına haciz konulacak kişilerin kimlik bilgileri, maaşı, kaç adet icrasının olduğu, UYAP Sistemi tarafından görülebilmektedir.
  • SGK ile icra daireleri arasındaki yıllık ortalama 400.000 adet yazışma ortadan kaldırılmıştır.
  • Yıllık ortalama 400.000 yazışmanın posta masrafı olarak 2.600.000,00 TL tasarruf yapılacaktır.
  • PTT aracılığıyla yapılan yazışmalardaki zaman kaybı önlenmiş ve işlemlerde daha hızlı netice alınması sağlanmıştır.
  • SGK’da bu işlemlerle ilgili 300 personelin iş gücünden tasarruf edilerek başka işlemlerin yapılmasında kullanılabilecektir.
  • SGK ve Adalet Bakanlığı arasındaki bilgi alışverişi elektronik ortama alınarak daha güvenli hale getirilmiştir.
  • Uygulamadan önceki sistemde, bu işlemler için yapılan kırtasiye malzemesi ve arşivden evrak getirmek için kullanılan araç, memur vb. genel gider kalemlerinden tasarruf edilmiştir.

 

Icra Dairelerine Tavsiyeler

TC Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığından İcra Müdürlüklerine öneriler :

A-İCRA ÖNERİLERİ

1-         Alacağın Haricen Ödenmesi Halinde Cezaevi Yapı Harcı Alınmayacağı
… esas sayılılarda, alacağın haricen tahsili halinde cezaevi yapı pulu tahakkuk ve tahsil olunduğu görülmüştür.

* Alacağın haricen tahsilinde, cezaevi yapı pulu tahakkuk ve tahsil edilemeyeceğinin, zira CEYP harcı alınmasının alacağın icra marifetiyle tahsili şartına bağlandığının bilinmesi,
2-         Alacağın Haricen Tahsil Edildiğine Dair Beyanın Zabta Yazılması Halinde Harca esas Olacağı
Alacağın haricen tahsil edildiği veya takipten vazgeçildiğine dair tutanakta açıkça bir beyan bulunmadığı halde, hacizden önce ödenen paradan yüzde 1.8 oranında tahsil harcı alındığı belirlenmiştir.

* İcra takibi sırasında alacağın haricen tahsil edildiğine dair beyan, tahsil harcı tahakkukuna esas teşkil etmeyip, 492 sayılı Kanun’un 23. maddesine göre bu beyanın açıkça zabta yazılması halinde yarı tahsil harcı alınabileceğinin hatırda tutulması,
3-         Alacaklının Yazılı Talebi Tutanağa Geçirilmeden Hacze Gidilemeyeceği
Alacaklının yazılı talebi tutanağa geçirilmeden kabulü ile haciz yapılması yoluna gidildiği belirlenmiştir.

* İcra İflâs Kanunu’nun 8 ve Yönetmelik’in 22. maddeleri uyarınca, icra dairelerinin yaptıkları işlemlerde kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yapacakları, altlarının ilgililerle birlikte görevli memurca imzalanacağının hatırda tutulması,
4-         Alacaklısı Bağ-Kur Olan Dosyalarda Cezaevi Yapı Harcı
Alacaklısı Bağ-kur olan … esas sayılı takip dosyalarında tahsil sonucu cezaevi yapı pulu harcı alındığı saptanmıştır.

* 1479 sayılı Kanun’un 20/d ve e fıkraları gereğince, alacaklısı Bağ-kur olan takiplerde tahsil sonucu cezaevi yapı harcı alınmayacağının hatırdan çıkartılmaması,

5-         Avukatlarca Yürütülen İlâmsız Takiplerin Vekâletname Aslı ve Onaylı Örneği Olmadan Kabul Edilemeyeceği
Avukatlarca yürütülen ilamsız takipler üzerinde yapılan incelemede; … esas sayılı dosyalarda, takiplerin vekâletname aslı veya onaylı örneği olmadan kabul edildikleri görülmüştür.

* HUMK 65 ve 67/4. maddeleri gereğince, vekilin vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini, her dosya için ayrı ayrı dava veya takip dosyasına konulmak üzere mahkeme veya icra müdürlüğüne vermeye mecbur olduğunun ve karşı tarafın, vekilin temsil yetkisi konusunda her zaman itiraz edebileceği de göz önünde bulundurularak bu hususun re’sen araştırılması, vekâletnamenin aslı veya onaylı örneği her dosyaya ayrı ayrı konulmadan yapılan takiplerin kabul edilmemesi,

6-         Bağ-Kur Harç Vergi Muafiyeti
Bağ-Kur’un takip talebi ile ilgili dosyalarda başvurma harcı alınmadığı tespit edilmiş ve tamamlattırılması yoluna gidilmiştir.

* Bakanlık HİGM’nin 13/05/1981 gün ve 83-1-981-5-13002 sayılı Mütalâa’larında açıklandığı gibi 1479 sayılı Yasa’nın 20. maddesindeki bağışıklığın Bağ-kur tüzel kişiliği için olduğu takibin açıldığı sırada başvurma harcı alınmayan takiplerden sonradan sonuçlandırılmalarında tahsil harcı ile birlikte başvurma harcıda takip talebi tarihi itibariyle tarife dikkate alınarak borçludan tahsil edilmesi gerektiğinin unutulmaması,

7-         Banka Yoluyla Gelen Paralarında Posta Mutemet Defteri İle Alınacağı
Banka havalesiyle gelen paraların posta mutemet defteriyle alınmadığı beyan ve müşahede edilmiştir.

* 11 Nisan 2005 tarih ve 25783 sayılı RG’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren İİK Yönetmeliği’nin 9/son maddesi uyarınca, banka yoluyla gelen paraların da posta mutemet defteriyle alınması ve bu suretle denetime imkân sağlanması,

8-         Bankalar Tarafından İcra Takipleri Üzerine Rehinli Menkul veya İpotekli Gayrimenkul Malların Alacağa Mahsuben Alacaklı Bankalara Satışından İhale Damga Vergisi ve KDV Alınmayacağı
Bankalar tarafından yapılan icra takipleri üzerine rehinli menkul veya ipotekli gayrimenkul malların alacağa mahsuben alacaklı bankalara satışı üzerine ihale damga vergisi ve KDV alındığı anlaşılmıştır.

* 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 5281 sayılı Yasa ile değişik 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin ikinci paragrafında “bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dâhil) bankalara devir ve teslimleri.”nin katma değer vergisinden istisna olduğunun ve bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin bankalara devir ve teslimlerinin katma değer vergisine tabi olmayacağının,

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı Tablonun “ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı (IV) bölümünün 35. maddesinde “5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendi kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtların” damga vergisinden istisna olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

Not 3. şahıslara yapılan satışlardan ihale damga vergisi ve KDV alınacak

9-         Bankalar Tarafından Yapılan Kredi Sözleşmelerine Dayalı Takiplerde, Hesap Özetlerinin Borçluya Tebliği Gerektiği
… esas sayılı alacaklısı banka olan kredi sözleşmelerine ilişkin takiplerde, noter aracılığı ile borçluya tebliğ edilmesi gereken hesap özetinin tebliğ edilip edilmediği, edilmişse tebliğ tarihi araştırılmadan takibin kabul edildiği gözlenmiştir.

* Alacağın takibi için, hesap özetinin kredi kullanana (borçluya) tebliği zorunlu kılındığından bu hususun, ayrıca borçlu ve alacaklıya tanınan yasal hakların kullanılabilmesi için de tebellüğ tarihinin ve usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının bilinmesi İİK’nun 68/b maddesinde hükme bağlandığından, mezkûr maddenin tatbikinde gereken titizliğin gösterilmesi,

10-                   Bankalar, Yurtdışı Kredi Kuruluşları ve Uluslar Arası Kurumlarca Kullandırılacak Kredilerin Geri Dönüşünü Teminen Yapılan İcra Takiplerinden Harç Alınmayacağı
Bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin geri dönüşünü teminen yapılan icra takiplerinden harç (başvurma harcı, peşin harç, tahsil harcı) alındığı gözlenmiştir.

* 01/01/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı Yasa’nın 31. maddesi ile değişik 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 123/3 maddesi gereğince bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemlerin harca tabi tutulmayacağının, ayrıca Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 01/11/2005 tarih ve Harç – 2005/1 sayılı Sirküler’inde belirtildiği üzere 492 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan 123. maddesi ile kredi kuruluşlarınca kullandırılan kredinin kredi kuruluşuna geri dönüşüne kadar geçecek süreçte bu kanun hükümlerine göre doğacak harçların aranılmamasının öngörüldüğü, bu itibarla, bankalar, özel finans kurumları, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılan kredilerin vadesinde ödenememesi sebebiyle kredi borçlusunun veya kefillerinin, borca karşılık teminat gösterilen gayrimenkullerinin krediyi kullandıran kuruluş tarafından satın alınması halinde istisna, söz konusu gayrimenkullerin kredi kuruluşunun aktifine girmesine kadar geçecek süreçte noterde, yargıda, icrada ve tapuda yapılacak işlemler nedeniyle doğacak harçları kapsadığının göz önünde bulundurulması, bu tür takiplerden harç alınmamasına özen gösterilmesi,

Not Cezaevi yapı harcından muaf değil. CYH alınacak

11-       Birden Fazla İcra Müdürlüğü Bulunan Uyap’ın Uygulanmadığı Yerlerde İşlerin Dağıtımı Yönünden Protokol Yapılacağı
Birden fazla icra müdürlüğü mevcut olduğu halde, işlerin dağıtımı yönünden bir protokol yapılmadığı, iş tevzii ilkelerinin tespit edilmediği beyan ve müşahede edilmiştir.

* Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 16/03/2006 gün ve 131 nolu Genelgesi’nin 3. maddesi uyarınca; UYAP’ın uygulanmadığı adalet dairelerinde değişik yorumlara sebebiyet verilmemesi için birden fazla icra dairesi bulunması halinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen ilke kararları da dikkate alınarak, bu icra müdürlüklerindeki iş tevziinin bir ilkeye bağlanarak hâkim denetiminde yapılması, iş tevzii ilkelerinin Bakanlığa da bildirilmesinin sağlanması,

12-       Borca Kefalette Binde 7.5 Damga Vergisi Alınacağı
… esas sayılı takip dosyasında, 500.000 liralık borca kefalette binde 7.5 oranında 37.500 lira damga vergisi alınmasının unutulduğu gözlenmiş, noksanlık tamamlattırılmıştır.

* Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 23/05/1967 gün ve 11223 sayılı Mütalâa’larında açıklandığı üzere; takip edilen borçtan dolayı kefaletin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na bağlı Damga vergisine tabi kağıtlarla alakalı (1) sayılı Tablonun I-Akitlerle ilgili kağıtlar bölümünün A-3 pozisyonu uyarınca binde 7,5 oranında damga vergisine tabi olduğunun unutulmaması,

13-       Borçlunun yahut Borçlu ile Birlikte Malı Elinde Bulunduran Şahısların Beyana Davet Edileceği (Md.85)
Borçlunun yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıs veya şahısların huzurunda yapılan menkul mal hacizlerinde; mahcuz üzerinde mülkiyet veya rehin gibi sınırlı bir aynî hakkın veya üçüncü kişiler tarafından önceden konulmuş haciz bulunup bulunmadığının belirtilmediği gibi adı geçenin İcra ve İflâs Kanunu’nun 85/2. maddesine göre beyana da davet edilmediği gözlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun 85/2. maddesine göre, haciz sırasında “borçlu veya borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıs veya şahısların menkul mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunması veya menkul malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde, bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanın haciz tutanağına geçirilmesini talep etmek, haciz yapan memurunda borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıs veya şahısları bu beyana davet etmek zorunda” olduğundan, bundan böyle bu hususun açıkça sorulması ve durumun zapta derci,

14-       Borçlunun Yokluğunda Yapılan Hacizlerde Tebligat
Borçlunun yokluğunda yapılan haciz işlemlerinde;

… esas sayılılarda, haciz mahallinde tebellüğe yetkili kimseler bulunmasına karşın haciz tutanağının bir örneğinin bulunan şahsa verilmediği belirlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun 103. maddesi gereğince, sözü edilen durumlarda; haciz sırasında Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmadığı takdirde, borçlunun tetkik ve diyecekleri için 3 gün içinde icra dairesine davet olunacağının, tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde ise haciz tutanağının bir örneğinin bulunan şahsa verileceğinin unutulmaması,

15-       Ceza Mahkemelerinden Verilmiş Şahsi Haklara İlişkin Kararların İcraya Konulmasında Kesinleşme Şerhi Bulunması Gerektiği
Ceza mahkemelerinden verilmiş kararların şahsî haklara ilişkin hükümlerinin icraya konulmasında kesinleşme şerhinin bulunmadığı ve bu hususun araştırılmadığı anlaşılmıştır.

* Yargıtay İcra İflâs Dairesi’nin 15/01/1951 gün ve 157/237 sayılı kararında açıklandığı üzere, mahkumiyet hükümleri katileşmediği müddetçe icra olunamaz kuralını koyan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5. maddesi muvacehesinde bu hükümlerin bir bölümünü teşkil eden tazminat ve yargılama giderlerinin kesinleşme yönünden ayrı tutulamayacağı cihetle bu kabil kararların icraya konulmasında kesinleşip kesinleşmediklerinin araştırılması,

16-       Cezaevi Yapı Pulları Yevmiye Defteri Tutulacağı
Cezaevi Yapı Pulları Yevmiye Defterinin tutulmadığı görülmüş, diğer kayıtlardan yararlanılarak tanzim ettirilmiştir.

* Denetime imkân verilmesi bakımından, İcra İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 3. maddesi gereğince kullanılması zorunlu olan anılan defterin, aynı Yönetmeliğin 7. maddesindeki usulle tutularak, başlatılan uygulamanın sürdürülmesi,

17-       Çekle Ödeme
Bir kısım ödemelerin çekle yapıldığı tespit ve ifade olunmuştur.

*Her ne kadar iş yoğunluğu nedeniyle bu uygulamanın sürdürüldüğü anlaşılmış ise de; Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 21/01/1986 gün ve 2125 sayılı Mütalâa’larında belirtildiği gibi, İcra ve İflâs Kanunu ile Yönetmeliği’nde; icra takibi sebebiyle borçlu tarafından icra dairesine yatırılan veya mahcuz malların satılmasından elde edilen paranın alacaklıya nakit olarak ödenmesi benimsenmiş olup, çekle ödeme esasına yer verilmemesi, çekle ödeme usulünün kabul edilmesi halinde, icra müdürünün hesabın bulunduğu bankaya gidip para alması ve daireye gelip alacaklıya reddiyat makbuzu karşılığında para ödemesi için geçecek zamanın icra müdürü yönünden kısaltılması suretiyle bir yarar sağlayacağı muhakkak ise de, kasa hesabı yönetiminde yardımcı defterlerin tutulmayışı da göz önünde bulundurularak, icra müdürü tarafından alacaklıya verilen çekin aynı gün ilgili bankadan tahsil edilmemesi, başkasına ciro edilmesi, çekin kaybedilmesi hallerinde bankadaki hesapla kasa defterindeki bakiyenin birbirini tutmasını önleyeceği ve çeşitli nizaların çıkmasına sebebiyet vereceği cihetle sakıncasının yararından daha çok olacağı nazara alınarak bu uygulamanın yöntem haline getirilmemesi, ödemelerin reddiyat karşılığı nakden yapılmasına özen gösterilmesi,

18-       Çocuk Teslimi, Cezaevi Yapı Harca Alınacağı
… esas sayılı takip dosyasında, ilama müstenit çocuk tesliminde işlemden maktu cezaevi yapı harcının alınmadığı görülmüş eksiklik rıza dâhilinde tamamlattırılmıştır.

* Bu gibi kıymeti muayyen olmayan ilamların icrası işlemlerinden, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarifenin B/I-2 bendi uyarınca alınacak …. lira maktu harç alınması yanında, 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince, maktu harcın yarısı oranında…. lira cezaevi yapı harcının da ilamın icraya konulduğu anda peşinen tahsili gerektiğinin hatırda tutulması,

19-       Çocuk Teslimine, Çocukla Şahsi Münasebet Tesisine Dair İlamların İcrası Sırasında Uzman Bulundurulacağı ve Makul Bir Ücret Takdir Edileceği
… esas sayılıda olduğu gibi, çocuk teslimine (çocukla şahsi münasebet tesisine) dair ilamın icrası sırasında uzman bulundurulmadığı (hazır bulundurulan uzmanın emek ve mesaisine karşılık makul bir ücret taktir edilmediği) gözlemlenmiştir.

* İcra İflas Kanunu’nun 25/b maddesi ve Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 30/01/2006 tarih ve 118 nolu Genelgesi göz önünde bulundurularak çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrası sırasında icra müdürü ile birlikte SHÇEK tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulundurulmasına azami derecede özen gösterilmesi,

Bu kişilerin sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi kullanarak icra müdürüne yardımcı oldukları ve bu iş için emek ve zaman harcadıkları göz önüne alınmak suretiyle bu kişilerin çocuğun teslim edileceği mahalle gelmeleri için yaptıkları masraflar ile harcadıkları emek ve zamanın karşılığının icra masrafları cümlesinden makul ve kabul edilebilir bir ücret takdir edilerek karşılanması,

20-       Döviz Üzerinden Yapılan Takiplerde, Cari Döviz Satış Kuru Üzerinden Türk Lirasına Çevrilerek Matrahın Bulunmasının İcap Ettiği
… esas sayılı Euro ve dolar üzerinden yapılan icra takiplerinde, matrah belirlenirken Merkez Bankası döviz satış kuru yerine efektif satış kuru esas alınarak, dövizin Türk Lirasına çevrildiği, harç ve vergilerin bu miktar üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır.

* 1211 sayılı Merkez Bankası Yasası’nın 4 ve 39. maddeleri ile Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Karar’ın 5. maddesi ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 14 sayılı Damga Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere, işlemlerin konusunu yabancı ülke paraları teşkil ettiği ahvalde, yabancı paraların Türk Lirası karşısındaki değeri Merkez Bankasınca belirlenen usuller çerçevesinde tespit edileceği dikkate alınarak TC. Merkez Bankasının saptadığı, “cari döviz satış kuru” üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi suretiyle bulunacak matrahın esas alınacağının bilinmesi,

21-       Emekli Sandığının Harçtan Muaf Olmadığı, Cezaevi Yapı Harcı Alınacağı
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün alacaklı olduğu takiplerle ilgili … esas sayılı dosyada … liranın tahsilinden harç alınmasına karşın, kurumun muaf olduğu düşüncesiyle ve sırasıyla … ve … lira cezaevi yapı harcı tahsil olunmadığı saptanmış, ikmali sağlanmıştır.

* 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 21. maddesinde “Sandığın her çeşit menkul ve gayrimenkul malları ile hak, gelir ve alacakları ile muameleleri ve bunların tahakkuk, tahsil ve ödemelerine ait kağıt, makbuz ve ilâmların her çeşit vergi, resim ve harçtan muaftır.” denilmekte ise de, madde metninde yargı harcından söz edilmemesi, Yargıtay 3. H.D.nin 19/04/l983 gün ve 1983/183-2051 sayılı ile 28/01/1984 tarih, 1983 /4917 esas, 1984/312 Karar sayılı içtihatlarında bu hükmün, sandığın davacı ve davalı olarak yargı harcından muaf olduğu anlamına gelmeyip, sandığın iç işlerine ilişkin olduğunun ayrıntılı biçimde açıklanması Harçlar Yasası’nın 13/j maddesinde sadece genel bütçeye dahil idarelerin harçtan istisna edilmiş olup, Emekli Sandığı’nın genel bütçeye dahil bir idare olmaması, ayrıca 2548 sayılı Kanun’da da adı geçen sandıktan cezaevi yapı harcı alınmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı dikkate alınarak, mevcut uygulamadan vazgeçilmesi,

22-       Esas Defterine İmza Alınacağı
Esas defterinin incelenmesinde; genellikle takip talepleri üzerinde alacaklı ya da vekilinin tatbik imzası, mührü veya parmak izinin alınmadığı görülmüştür.

* İcra İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 4. maddesine göre, esas defterine, alacaklının ve varsa vekilinin uygulamaya elverişli imza veya mührünün alınmasının usul ittihazı,
23-       Esnaf Kefalet Kooperatifi-Harç Alınacağı
… esas sayılı dosyalarda, alacaklısının esnaf kefalet kooperatifi olduğu gerekçesiyle takip talebinin harca tabi kılınmadığı tespit edilerek ikmali cihetine gidilmiştir.

* 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda esnaf sanatkârlar kefalet kooperatiflerinin işlemlerine veya teşekküllerine herhangi bir istisna ve muafiyet hükmü tanınmamıştır. Bu durumda esnaf kefalet kooperatifleri ile bağlı kuruluşlarından da her türlü harç ve vergi alınacağının unutulmaması,

24-       Fazla Alınan Cezaevi Yapı Pulu Harcının İadesi
… esas sayılı dosyasında fazla alınan 8.000.000. lira CEYP harcının Bakanlığın muvafakati aranmadan ilgilisine iade edildiği görülmüştür.

* Bakanlık CTEGM’nin 04/03/1967 tarih ve 8226 sayılı Mütalâası’na göre İcra takiplerinde yanlış hesap veya hatalı uygulama sonucu olarak fazla alınan cezaevi yapı pulu harcının icra müdürlüğünün vereceği kararla iadesi mümkün olmayıp, bu hususta Bakanlığın muvafakatinin alınması gerektiğinin hatırdan çıkartılmaması,
25-       Feragat Halinde Harç Miktarı
…. esas sayılı takip dosyalarında, hacizden önceki vazgeçme beyanının zabta geçmesinde %3,6 ve … esas sayılıda da hacizden sonraki aynı beyandan %7,2 oranında harç alındığı müşahede olunmuştur.

* Harçlar Kanunu’nun 23. maddesinde belirtildiği gibi icra takibinden vazgeçme hâlinde, alınması gereken tahsil harcının yarı oranında tahsili gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

26-       Genel Bütçeye Dâhil İdarelerin Aleyhindeki Takiplerden Tahsil Harcı Alınmayacağı
Sayıştay, Millî Savunma Bakanlığı ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı gibi genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin borçlu olduğu … esas sayılı takip dosyalarında, tahsil harcı alındığı müşahede olunmuştur.

* 24/12/2005 tarih ve 26003 sayılı RG’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5436 sayılı Yasa ile değişik 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’na bağlı (l) sayılı cetvelde 50 kamu idaresi genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmış bulunduğundan ve 01/01/2006 tarihinden sonra 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri aleyhindeki bu tür takiplerden tahsil harcı alınmaması gerektiğinin, bundan sonraki uygulamada nazara alınması,
27-       Haciz Yapıldıktan Sonra Gerek Alacaklının Talebiyle Gerekse Süresinde Satış İstenmemesi Nedeniyle Haczin Kalkmasından Sonra Yapılan Ödemelerden Yüzde 7,2 Tahsil Harcı Alınması Gerektiği
… esas esas sayılı takip dosyalarının incelenmesinde; taşınır ve taşınmaz mal haczi yapıldıktan sonra gerek alacaklının talebiyle gerekse İİK 106. maddesinde belirtilen sürelerde (menkullerde 1, gayrimenkullerde 2 yıl) hacizli malın satışının istenmemesi nedeniyle İİK 110. maddesi gereğince haczin kalkmasından sonra yapılan ödemelerden (veya takipten feragat ve haricen tahsil beyanlarından) haczin kalktığı gerekçesiyle yüzde 3,6 ( yüzde 1,8) oranında tahsil harcı alındığı gözlenmiştir.

* Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 17/01/1990 tarih ve 8-02863 sayılı Mütalâası’na göre, haciz kalktıktan sonraki ödemelerden yüzde 7,2 (takipten feragat ve haricen tahsil beyanlarından ise yüzde 3,6) oranında tahsil harcı alınması gerektiğinin unutulmaması,

28-       Hacız Tutanaklarına Alacak Miktarının, Haczin Yapıldığı Yer, Tarih ve Saatin Yazılması Gerektiği
… esas sayılılarda olduğu gibi, haciz tutanaklarına (alacak miktarının) ve haczin yapıldığı (tarih ve saat) ile (yerin) yazılmadığı gözlemlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 41. maddesinde belirtildiği üzere, haciz tutanağına (alacak miktarının) ve (haczin yapıldığı gün ve saati) ile (haczin ifa edildiği yerin) açıkça yazılmasına özen gösterilmesi,

29-       Hacizler İçin Gayrimenkulün Bulunduğu Mahalle Gidilmesi Gerektiği
… esas sayılı takip dosyalarında olduğu gibi, haczedilmiş taşınmazın muhafazası için mahalline gidilmediği belirlenmiştir.

* Kayden veya fiilen haciz talepleriyle bağlı kalınmak kaydıyla, İcra İflâs Kanunu’nun 85. maddesi esaslarına göre haczedilmiş gayrimenkulün muhafazası için aynı kanunun 91. maddesinde öngörülmüş tedbirlerin alınmasıyla yetinilmeyip, 102. maddedeki hususları içeren haciz tutanağının düzenlenmesi ve kıymet de dâhil olmak üzere bu tutanağa yazılacak hususların tespiti için taşınmazın bulunduğu mahalle gidilmesi gerektiğinin hatırda tutulması,

30-       Hacizlerde Borçlunun Bulunmaması-İmza
Hacizlerde borçlunun bulunmaması nedeniyle işlem yapılamadığına dair düzenlenen tutanakların, görevli memur ve şoför tarafından imzalanmasıyla yetinildiği saptanmıştır.

* Bu gibi hâllerde, düzenlenecek tutanakların inandırıcı olması bakımından, hacze giden memurdan başka mahalle muhtarı veya komşuları gibi üçüncü şahısların imzaları ile tevsikinin usul ittihazı,

31-       Haciz Kararlarında Yaptırılacak Masrafın Gönderilmesi Gerektiği
İncelenen dosyalardaki haciz kararlarında, bu işlem için yatırılması gereken masraf miktarının açıklanmadığı gözlenmiştir.

* İhtilâflara ve yanlış anlamalara yol açılmaması için, haciz kararlarında masraf miktarının gösterilmesinin kural haline getirilmesi,

32-       Hacizlerde Kâtip, Daktilo Taşıyıcısı Götürme
İşlerin miktar ve mahiyeti itibariyle zaruret bulunmamasına rağmen, sebebi tutanaklarda da gösterilmeden, teferruatlı işlemi gerektirmeyen hacizlere kâtip ve daktilo taşıyıcısı adı altında müstahdem götürüldüğü belirlenmiştir.

* 3717 sayılı Kanun’un 2. maddesinden çıkan genel anlam çerçevesinde, icra daireleri dışında yapılması gereken haciz ve kıymet takdiri gibi işlemlere ancak zorunlu hallerde kâtip ve müstahdem götürülmesi, gerektirici nedenlerinde icra tutanağına derç edilmesi, iş sahiplerine yersiz mali külfet yükleyebilecek benzer uygulamanın tekrarından önemle kaçınılması,

33-       Hacizlere Sürekli Aynı Sürücülerle Gidilemeyeceği
Hacizlere genellikle A.A. ve B.B. isimli sürücülerle gidildiği müşahede edilmiştir.

* Araç sahipleri arasında eşitliği sağlamak bakımından, şüpheyi davet edebilecek sakıncalı olan bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi,
34-       Hacizlerde Otonun Belirgin Vasıflarının Belirtilmesi
Haczedilen (haczedilerek yediemine teslim edilen) motorlu araçların (kamyon, otomobil, traktör gibi) sadece plaka numaraları ve markalarının tutanaklara yazılmasıyla yetinildiği, diğer önemli vasıflarının yazılmadığı belirlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 41. maddesinde açıklandığı gibi, haczedilen malın belirgin niteliklerinin, örneğin; taşıtların motor, şasi, akü, lastik ve sair durumlarının ileride niza çıkmasını engelleyecek şekilde tespit edilmesi ve bunun haciz tutanağına da yazılması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

35-       Hacze Geç Gitme
Genellik arz etmemekle birlikte, bir kısım haciz işlemlerine 10-15 günlük gecikmelerle gidildiği belirlenmiştir.

* İcra İflâs Kanunu’nun 79. maddesine göre haczin, talep ve masrafın kasaya girmesini müteakip üç gün içinde yapılması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,
36-       Hacze Gitmek İçin Dışarıdan Çağrılan Gerçek veya Basit Usulde Gelir Vergisi Mükellefi Olan Taksilere ve ATGV İktisadi İşletmesine Ait Araçlara Ödenen Ücretlerden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılmaması Gerektiği
İcra Müdürlüğünce hacze gitmek üzere dışarıdan çağrılan taksilerin veya araçların gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyetleri olup olmadığının araştırılmadığı,

Bu cümleden olarak,

a)… esas sayılılarda; gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti olan taksilere ve (ATGV İktisadi İşletmesine ait araçlara) ödenen ücretlerden yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı (kesintisi) yapılarak Maliyeye yatırıldığı,

b) … esas sayılılarda; gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti olan taksicilere ve (ATGV İktisadi İşletmesine ait araçlara) yapılan ödemeler nedeniyle gelir vergisi tevkifatı yapılmamakla birlikte ilgili taksicilerden (ve işletmeden) fatura alınmadığı,

c)… esas sayılılarda ise; gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan taksicilere veya araç sahiplerine ödenen ücretlerden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı,

Saptanmıştır.

aa) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilânço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmü yer almakta olup, kimlere yapılan ödemelerden kesinti yapılacağı ise alt bentlerde sayıldığından bu madde hükmüne göre bir ödemenin tevkifata tabi tutulabilmesi için ödeme yapacak kişi ve kurumun maddenin birinci fıkrasında sayılanlardan olması ve ödemenin bentler halinde sayılan ödemelerden birisine girmesi gerektiğinden İcra Müdürlüğünün kamu kuruluşu olması sebebiyle yapacağı ödemelerden kesinti yapması gerekmekle birlikte hacze gitmek üzere dışarıdan çağrılan taksicilere ve ATGV İktisadi İşletmesine ait araçlara ödenen ücretler anılan Yasa’nın 94. maddesinin alt bentlerinde belirtilen ödemelerden hiç birisine girmediğinden, ayrıca bu işleri yapan taksicilerin gelir vergisi mükellefiyetlerinin (gerçek veya basit usulde) bulunması ve yıllık beyanname vermeleri nedeniyle gelir vergisi kesintisi yapılamayacağının hatırlanması,

bb) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesine göre “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika” olduğundan ve aynı Yasa’nın 232. maddesine göre de maddede sayılanların fatura vermesi mecburi bulunduğundan söz konusu hizmet nedeniyle İcra Müdürlüğünce yapılacak ödemeler karşılığında ilgililerden fatura istenmesinin de zorunlu olduğu göz önünde bulundurularak fatura alınmadan alakalılara ödeme yapılmamasına özen gösterilmesi,

cc) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/2 maddesi gereğince gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan taksicilere veya araç sahiplerine hizmet karşılığı yapılan ödemeler üzerinden kanuni oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılarak süresinde Maliyeye yatırılmasının unutulmaması,
37-       Harç Hesabının Neye Göre Yapılacağı
… esas sayılı ilâmlı takipte … YTL alacağın … YTL mahkeme harcı, … YTL masrafın harca esas alındığı, buna mukabil takip talebi dolduruluncaya kadar işleyen ve alacaklı tarafından başlangıçta istenen … YTL birikmiş faiz ile … YTL ücreti vekâletin buna katılmadığı anlaşılmıştır.

* Bakanlığın 20/1/1955 gün ve 970 sayılı Mütalâaları gereğince, takip masrafları dışında kalan ve icra takibinden evvel yapılmış bulunan bu kabil masraf ve işlemiş faizlerin asıl alacak miktarına dahil edilmesi ve harç tahakkuklarının da hasıl olacak miktar üzerinden hesaplanması,

38-       Harç ve Cezaevi Yapı Harcı Hâsılatının Yatırılmasında Gecikme
Harç ve cezaevi yapı pulu hâsılatlarının gecikmelerle merciine yatırıldığı belirlenmiştir.

* Harç pulu hasılatının, 14/01/2003 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün (3) sıra sayılı genel tebliğinde belirlenen meblağı aşmamak kaydıyla İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 6 ve Devlet Muhasebe Yönetmeliği’nin 147. maddesine tevfikan, en geç 15 gün içinde maliyeye yatırılacağının,

4301 sayılı Kanun’un 7. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığının 08/03/2002 tarih, 37-9 sayılı yazılarında da belirtildiği gibi; icra dairelerince makbuz karşılığı tahsil edilen harçların ise Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumunun Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Adliye Sarayı Şubesindeki 2025000 sayılı hesabına aktarılmak üzere bulundukları mahaldeki şubelerine açtıracakları “icra harçları” hesabına günlük olarak aktarılacağı, o yerde bu banka şubelerinin bulunmaması hâlinde, bütün masrafı Vakıflar Bankası tarafından karşılanmak üzere EFT yolu ile Vakıflar Bankasının yukarıda belirtilen hesabına gönderilmesi kaydıyla o mahaldeki Ziraat Bankası şubesindeki bir hesaba günlük olarak yatırılacağının ve paraların Ankara’daki İşyurtları Kurumu’nun hesabına online olarak havale edileceğinin,

Unutulmaması,

39-       Harçların Ödenmemesi Hâlinde İhalenin Feshedileceği
… esas sayılı dosyalarda, alacağına mahsuben alacaklıya ihalesi yapılan menkul malın gerektirdiği tahsil ve cezaevi yapı harcının alıcının ödemeden kaçınması üzerine, menkulün teslim edilmediği, ancak müdürlükçe başka işlem de yapılmadığı belirlenmiştir.

* İhaleye iştirak eden alacaklı, yatırmak zorunda olduğu ihale bedeline mahsuben alacağını takas edebilirse de ihaleye müteferrik diğer rüçhanlı alacak ve harçları ödemek mecburiyetinde olup, ihale üzerinde kaldığında, kendisinden talep olunan harçları ödemeden kaçındığı takdirde, tahakkuk eden cezaevi yapı harcını icra müdüründen başka tahsil edecek bir merci bulunmadığı da dikkate alınarak, ihalenin feshi gerektiğinin bilinmesi, İcra İflâs Kanunu’nun 118 ve 133. maddelerinin uygulamada nazara alınması,
40-     İcra Takip Masraflarının Matraha Dâhil Edilmeyeceği
İcra takip masraflarının matraha dâhil edilmesi sonucu, gerektiğinden fazla harç alındığı saptanmıştır.

* Bakanlığın 20/0l/l955 gün 970 sayılı Mütalâaları uyarınca; icra takip masraflarının harcın hesabında matraha dahil edilmemesi, 03/02/1969 gün ve 3050 sayılı Mütalâası’na göre de, ilâmların icrasında, ilâmda yazılı asıl alacak ile yargılama giderleri toplamından tahsil edilen meblağın tahsil harcına ve Cezaevi yapı pulu harcına matrah teşkil edeceğinin, icra masraflarının sözü edilen harçların hesaplanmasında matraha dahil edilmemesi gerektiğinin bilinmesi,
41-       İhale Damga Vergisi Miktarı
… esas (talimat) sayılı dosyaların incelenmesinde, satışı yapılan menkul ve gayrimenkullerin satış bedeli üzerinden ihale damga resmînin binde 6 oranında alındığı saptanmıştır.

* 488 sayılı Kanun’a bağlı (1) sayılı Tablonun II-Karar ve Mazbatalar Bölümünün 2. maddesi uyarınca, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan daire ve kurumların yetkili organlarınca verilen her türlü ihale kararlarından, binde 4.5 oranında damga vergisi alınması gerektiğinin bilinmesi,

42-       İhale Damga Vergisinin Pul Olarak Yapıştırılmayacağı
İhale damga vergisinin evrakına pul olarak yapıştırıldığı belirlenmiştir.

* 14/03/l98l Günlü Resmî Gazete’de yayınlanan Maliye Bakanlığının 0l/0l/l98l günlü ve 17 sayılı Damga Vergisi Genel Tebliği’ne göre, bu tarihten sonra matrahı ne olursa olsun, ihale damga resmînin makbuz mukabilinde maliyeye yatırılması gerektiğinin unutulmaması,
43-       İhale Damga Vergisinin ve Tellâliyenin Alınması İçin Satışın Kesinleşmesi Gerektiği
… esas sayılı dosyada, … İli … Mahallesinde kain, tapuda  … ada … sayılı parselde kayıtlı … m2 arsa niteliğindeki taşınmazın  … tarihinde …YTL. bedel karşılığı satışından,

…. esas sayılı dosyada menkul malın….YTL bedelle satışından,

Alıcı tarafından ihale bedelinin ödenmemesine bağlı olarak satışın düşmesine, ihalenin kesinleşmemesine rağmen binde 4,5 oranında … YTL ihale damga vergisi (tellâliye resmi) alındığı anlaşılmıştır.

* Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18/04/2000 tarih ve 2000/5210 esas, 2000/6175 Karar sayılı içtihadı ile Danıştay 11. Dairesinin 70/2312 esas ve 71/603 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, icra dairesince ihale sonucu düzenlenen tutanak ancak satışın kesinleşmesi ile hüküm ifade edebileceğinden ve damga vergisine konu teşkil edeceği cihetle ihale kesinleşmeden ihale sebebiyle alınması gereken bir vergi de henüz doğmayacağından, ihale kesinleşmeden ihale damga vergisi ve tellâliye resmi alınamayacağının unutulmaması,
44-       İhalenin Kesinleşmesi Üzerine Tapu Sicil Müdürlüğüne Yazılan Tescil Yazısına Alıcının Nüfus Kaydının Ayrıntılı Olarak Derci ve Fotoğrafının Yapıştırılması Gerektiği
Gerçek şahsa yapılan ihalenin kesinleşmesinden sonra tapu sicil müdürlüğüne gönderilen ve taşınmaz malın kime ihale edildiğini belirtip tescili içeren yazıya, alıcının nüfus kaydının derç edilmediği, fotoğrafının yapıştırılmadığı görülmüştür.

* Muhtemel yolsuzlukların önlenmesi amacıyla, ihale alıcısının gerçek kişi olması durumunda, Tapu Sicili Tüzüğü’nün 13/2 ve 21/e maddeleri de nazara alınarak mezkûr yazıya yeni malikin fotoğrafının yapıştırılıp onaylanması ve nüfus bilgilerinin derç edilmesinin usul edinilmesi,

45-       İhtiyati Haciz-Harç
… esas sayılı takip dosyasında, ihtiyati hacizden sonra ödeme emrinin tebliğini takiben itiraz süresi içinde borcunu ödeyen borçludan, %3,6 yerine %7,2 oranında tahsil harcı alındığı anlaşılmıştır.

* Bakanlık HİGM’nin 18/07/1983 tarih ve 168 sayılı Mütalâa’larında belirtildiği veçhile, ihtiyati hacizle ilgili takiplerde ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğinden itibaren İcra İflâs Kanunu’nun 264 maddesinde öngörüldüğü biçimde itiraz edilmediği ya da tetkik merciinde itirazın kaldırılması ile kesin hacze dönüşmesine kadar ki safhada %3,6, haczin kesinleşmesinden sonra satışa kadar olan safhada da %7.2 tahsil harcı tahakkuk ve tahsil edilmesi gerekip, daha önceki ödemelerin harca tabi bulunmadığının bilinmesi,

46-       İhtiyati Haciz Kararındaki Vekâlet Ücreti
İhtiyati haciz kararında yazılı bulunan vekâlet ücretinin tahsili yönünde takip talebinde bulunulduğu ve talebin kabul edilerek tahsili yönünde işlemlere girişildiği görülmüştür.

* İhtiyati haciz kararında yazılı ücreti vekâletin tahsili yönünden takip talebinde bulunulduğu takdirde, yerine getirilmesi gereken ilâma müstenit bir takibin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği cihetle, neticede hükümle birlikte infazı kabil hale geleceğinden talebin reddi gerektiğinin bilinmesi,

47-       İkinci İhalede Satışın İlandan En Az 7 Gün Sonra Yapılacağı
… sayılı Talimat dosyasında, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin verilen süre içinde parayı yatırmaması üzerine ihalenin feshi ile yeniden satışa çıkarıldığı, ilan tutanağında satışın ilan tarihinden itibaren (7) gün içinde yapılacağının yazıldığı, bu hatalı işlem sonucu vaki itiraz üzerine, yeniden satış ilanı yapılmak zorunda kalındığı saptanmıştır.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin verilen mühlet içinde parayı ödememesi halinin yeniden yapılacak ihalelerde, satışın ilandan itibaren en az (7) gün sonra yapılacağının unutulmaması,
48-       İlâmlı Takipte Yenilemenin Harca Tabi Olmadığı
… esas sayılı ilâmlı takipte … tarihindeki yenilemede başvurma harcı alındığı gözlenmiştir.

* İcra İflâs Kanunu’nun 78/son maddesi uyarınca, ilâmlı takiplerin yenileme işlemlerinin harca tabi olmadığının benzeri işlemlerde nazara alınması,
49-       İlamsız Takipte Yenilemede Harç Alınacağı
….esas sayılı ilâmsız takip dosyasının yenileme talebinden harç alınmadığı görülmüş, noksanlık tamamlattırılmıştır.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun 78/son madde ve fıkrasına göre, ilama müstenit olmayan takiplerde, yenileme talebi üzerine yeniden harç alınması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

50-       İnfazdan Kaldırma İşleminin Tutanağa Yazılacak Bir Kararla Yapılması Gerektiği
İnfaz, feragat, haricen ödeme, takipsizlik gibi sebeplerle işlemden kaldırılan dosyalarla ilgili olarak hiçbir karar verilmeksizin dosyanın dış kapağına ya da tutanağa “infaz”, “hitam” “M.K”, “A.T” sözcükleri yazılmak suretiyle esasın kapatıldığı saptanmıştır.

* İnfazdan kaldırma muamelesi dosyayı sonuçlandıran ve esası kapatan hukuksal sonuç doğuran bir işlem olduğundan bunun dosya içerisindeki tutanaklara yazılacak bir kararla belirlenmesinin usul edinilmesi, ayrıca konuya ilişkin İİK Yönetmeliği’nin 20. maddesinin gözden uzak tutulmaması,

51-       İş Bölüm Tutanakları-Kasa ve Pul Hesaplarının Müdür Tarafından Yürütüleceği
Dairede yapılan işbölümü tutanaklarının tetkikinde;

Harç ve cezaevi yapı pulu bedellerinin tahsili, yevmiye defterine kaydedilip merciine yatırılması görevinin icra müdür yardımcısına bırakıldığı gözlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 110/1. maddesi uyarınca, kasa ve pul hesaplarının mutlaka müdür tarafından tutulmasının zorunlu olduğunun ancak dosya, defter ve kartonların saklanmaları konusunda iş dağılımı ile görevlendirme yapılabileceğinin hatırlanması,
52-       İş Mahkemeleri Tarafından İşçiler Lehine Hükme Bağlanmış Olan Hak ve Alacakların Takibinde Başvurma Harcı Alınmayacağı
… esas sayılılarda, İş Mahkemesi tarafından işçiler lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alındığı saptanmıştır.

* 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 33. maddesi gereğince, bu tür takiplerde işçilerden hiçbir harç alınmadan gerekli işlemlerin yapılıp, alacaklının haklı çıkması halinde harçların takip sonunda borçludan tahsili gerektiğinin unutulmaması,

53-       İşi Biten Dosyaların Derdest Olarak Tutulmayacağı
Bazı dosyaların uzun zamandan beri işlemsiz kaldıkları, bazı dosyaların ise infaz olundukları halde, esas kayıtlarının kapatılmaması suretiyle derdestler arasında tutulduğu gözlenmiştir.

* HİGM’nin 15/06/1966 gün ve 12903 sayılı Mütalâaları’nda açıklandığı üzere, İİK’nın 39, 78/2-4, 106 ve 110. maddeleri göz önüne alınarak, belirlenen süreler içinde takip edilmeyen dosyaların işlemden kaldırılması hususunun düşünülmesi, infaz olunan dosyalarla ilgili esas defteri kayıtlarının İcra İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 4. maddesine göre kapatılmasının unutulmaması,
54-       İpoteğin-Rehinin Paraya Çevrilmesi-Harç Miktarı
… esas sayılı dosyada, 6 milyon lira alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle tahsili talebi üzerine, yapılan kıymet takdirinden sonra tespit edilen satış günü borcun ödenmesi nedeniyle 144.000.-TL. yerine 66.000.TL. fazlasıyla 2l0.000.-lira harç alındığı,

… esas sayılı dosyada, tahsil harcının, paraya çevrilme işleminden önce ödeme sebebiyle %3,6 yerine %7,2 olarak alındığı saptanmıştır.

* Rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde, alacağın teminatı olan şeyin haczi söz konusu olamayacağından, bu tür takiplerden alınacak tahsil harcının, alacak ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine (satıştan önce) alınmışsa 492 sayılı Yasa’ya bağlı (1) sayılı Tablonun (B/I-3-a) bendine göre %3.6, rehnin satılması suretiyle tahsil edilmişse, aynı tarifenin D/I-3-c bendine göre %9 oranında alınması gerektiğinin unutulmaması,
55-       Kamulaştırma Ödemeleri
Devlet Su İşleri, Karayolları gibi kuruluşların kamulaştırma paralarının icra müdürlüklerinde ödenmesi sırasında damga vergisi kesintisi yapıldığı görülmüştür.

* 17 Kasım 1999 gün ve 23879 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1999/5 esas ve 4938/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme kararı ve aynı doğrultudaki Danıştay 7. Dairesinin 28/02/2000 gün ve 1999/2300–2000/648 sayılı içtihadı ile; resmî daireler lehine yapılan kamulaştırmalarda kamulaştırma hazırlığı dâhil itiraz üzerine kesinleşen kamulaştırma bedelleri ile açılan tezyidi bedel davaları sonucunda tespit edilen miktarların ödenmesi sırasında damga vergisi kesintisi yapılmaması,

56-       Karayolları Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Aleyhine Yürütülen İcra Takibinden Tahsil Harcı Alınmayacağı
… esas sayılıda,  Karayolları Genel Müdürlüğü (DSİ) aleyhine yürütülen icra takibinde 01/01/2006 tarihinden sonra yapılan ödemeden tahsil harcı alındığı saptanmıştır.

* 24/12/2005 tarih ve 26003 sayılı RG’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5436 sayılı Yasa ile değişik 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’na bağlı (l) sayılı Cetvelde Karayolları ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmış olduğunun ve 01/01/2006 tarihinden sonra Harçlar Kanunu’nun 13/j fıkrasına göre de harçtan muaf bulunduğunun anımsanması, DSİ açısından Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 16/03/2006 tarih ve 133 nolu Genelgesi’nin de gözden ırak tutulmaması,

57-       Kasa Defterinde Eksiklik Veya Fazlalık Bulunması
Kasa defteri sayfa toplamlarının tahsilât ve reddiyat makbuzları ile karşılaştırmalı olarak yeniden alınması sonucu, … günlü…sayılı reddiyat makbuzu ile …. YTL iken deftere …. YTL olarak işlenip, … YTL kasa fazlası varmış gibi icra hâkimliğine de haber verilerek…… günlü tahsilât sayfasına işlenip kasada muhafaza altına alındığı,

Ayrıca genel olarak hesap çekimi sonucunda …. YTL’nın fazla reddedildiği,

Anlaşılmış, … YTL ile ilgili olarak defterin sayfasına açıklama yazdırılmış, fazla reddiyat karşılığı kasaya koydurularak kasa defteri toplamı gerçek rakamı defterde belirtilmiştir.

* Her ne kadar bir art niyetin varlığı sezinlenmemiş, her iki işlemin de beşeri hatadan kaynaklandığı anlaşılmış ise de, bundan sonra makbuzların daha dikkatli bir şekilde defterine işlenmesine ve kasa defteri toplamlarının daha titizlikle yapılmasına özen gösterilerek kuşku uyandırıcı, hatta sorumluluk gerektirici benzeri hallerin tekrarından kaçınılması,

58- Kasa Defterinde Reddiyatı Yapılan Tahsilât Karşılıklarının Kapatılması İcap Ettiği
… ve …. esas sayılı dosyalarda … ve … liralık reddiyatların muhtelif tahsilatlardan çıktığı halde, hangi tahsilatlardan çıktığının tutanağa ve reddiyat makbuzuna yazılmadığı gibi kasa defterinde de 5 aydan beri reddiyatları yapılan tahsilat karşılıklarının kapatılmadığı müşahede olunmuştur.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 6. maddesinde açıklandığı gibi işlem yapılarak kasa defteri ve makbuzların tahsis gayelerine uygun olarak günü gününe işlenmesi, denetim kolaylığı sağlanması,
59-       Kasada Fazla Para Bulundurulması
Denetime başlanıldığı gün kasada … miktarında para bırakıldığı saptanmıştır.

* 15/04/2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 2006/1 sıra sayılı parasal sınırlar hakkındaki genel tebliğine ekli Tablo 1’de belirlenen meblağ da nazara alınarak, bundan böyle kasada günlük ihtiyacın üzerinde para bulundurulmaması,

60-       Katma Değer Vergisi
Mahiyetleri, birlikte tanzim edilen ve mal müdürlüğüne tevdi olunan tutanakta açıklandığı üzere; yapılan gayrimenkul satışlarından toplam …. YTL tutarında katma değer vergisinin tahakkuk ve tahsil olunmadığı saptanmıştır.

* Adalet Bakanlığı HİGM’nin 24/03/1985 gün ve 2-49-7486 sayılı Mütalâası’na ekli Maliye ve Gümrük Bakanlığı, GGM’nin 25/02/1985 tarih ve KDV/2601001-75-13282 sayılı Genelgesi’yle, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-d maddesi hükmüne göre cebri icra, izale-i şüyu gibi muamelelere ilişkin müzayede mahallerinde yapılan hak, menkul ve gayrimenkul mal satışlarının katma değer vergisine tabi bulunduğunun hatırlanması,

17/07/2002 tarih ve 4480 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yapılan düzenlemeye göre; 01/08/2002 tarihinden sonra ve hâlen (I) sayılı listede yer alan, net alanı 150 m2 ye kadar olan konut teslimlerinin % 1, bunun dışında kalan konutlar ve arsa, tarla ve dükkân satışlarının % 18 oranında KDV’ye tabi bulunduğunun benzer işlemlerde göz önünde bulundurulması,

61-       Kıymetli Evrak-Eşya Defteri Tutulması Gerektiği
Kıymetli evrak ve eşya defteri tutulmadığı, yazı işleri müdürlüğü ile müştereken kullanıldığı beyan ve tespit olunmuştur.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 3. maddesi gereğince tutulması gereken (Örnek7) nolu icra dairesince alınan kıymetli evrak ve değerli şeylerin kaydına ilişkin defterin temini ile 8. maddedeki açıklamalar dairesinde tutulmasının ihmal edilmemesi,
62-       Lehine Vekâlet Ücretine Hükmolunan Vekil Tarafından Bizzat Alacağın Takibe Konulmasında Vekâlet Ücretine Vekâlet Ücreti Takdir Edilemeyeceği
… esas sayılı dosyalarda görüleceği üzere, lehine vekâlet ücretine hükmolunan vekil tarafından bu alacağın takibe konulmasında vaki talep üzerine vekâlet ücretine vekâlet ücreti takdiri ve ödemesi yapıldığı görülmüştür.

* 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/son maddesi uyarınca hükmolunan vekâlet ücretinin vekile ait olduğu, uygulamanın da bu yönde bulunduğu, vekâlet ücretinin ise ancak vekil marifetiyle yapılan takiplerde söz konusu olabileceği cihetle, avukatın şahsî alacağı olan bu ücrete ayrıca vekâlet ücreti takdir edilmemesi,

63-       Makbuz Aslının Dosyada Saklanmayacağı
… esas … sayılı talimat dosyalarında olduğu gibi, tahsilât makbuzu aslının dosyada muhafaza edildiği belirtilmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 61/2. maddesine göre tahsilât makbuzunun biri asıl ikisi nüsha olmak üzere üç adet düzenleneceğinden aslı parayı yatırana verileceğinden ve kopyalarından birisinin dosyasında saklanması gerektiğinden bu yönde uygulamadan vazgeçilmesi,

64-       Maliye Hazinesinin Alacaklı Olduğu Takiplerde, Cezaevi Yapı Harcı Alınması Gerektiği
Maliye hazinesinin alacaklı olduğu takiplerle ilgili olarak …. esas sayılı dosyalarda … YTL’nın tahsilinden … YTL cezaevi yapı harcı alınmadığı görülmüş, ikmali sağlanmıştır.

* MB. GGM’nin 28/11/1989 tarih 127252-8/70219 ve Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 30/01/2006 tarih ve 120 nolu Genelgesi’nin 5. maddesinde açıklandığı üzere, 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince tahsili gereken cezaevi yapı harcı, Harçlar Kanunu’nun 1 ve 3 sayılı Tarifeleri kapsamında bulunmadığından ve anılan Yasa’da devlet alacaklarının bu yolla tahsilinden cezaevi yapı harcı alınmayacağına dair bir hüküm bulunmadığından, cezaevi yapı harcının Hazinenin alacaklı olduğu takip dosyalarından da alınması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,
65-       Memur Yolluğu-Araç Sürücülerine Ücretin Haricen Ödenmeyeceği
Bir kısım dosyalarda hacze götürülen araç sürücülerine tahakkuk ettirilen paraların kasaya alınmadan, haciz tutanağına şerh verilerek haricen ödendiği belirlenmiştir.

Bazı dosyalarda memur yolluğu ödemelerinde de aynı usulün izlendiği saptanmıştır.

* Haciz ve benzeri işlemlerle ilgili olarak, İcra ve İflâs Kanunu’nun 59. maddesi gereğince alınacak masrafların İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 6 ve 112. maddeleri aracılığı ile Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 33. maddesi gereğince, tahsilât makbuzu kesilerek kasaya alınması, hak sahiplerine yapılacak ödemelerin de reddiyat makbuzu ile kasadan çıkışlarının sağlanması, suizanı davet edebilecek benzeri hatalı uygulamadan derhal vazgeçilmesi,

66-       Men’i Müdahale-Harç ve Cezaevi Yapı Harcı Miktarı
… esas sayılı müdahalenin men’ine dair takiplerde, maktu harcın … lira olarak alınmasına rağmen, cezaevi yapı harcının … lira olarak tahsil olunduğu görülmüş, noksanlık ikmal ettirilmiştir.

* 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ‘kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrasında, tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır’ hükmüne göre cezaevi yapı harcı miktarının … liraya yükseltildiğinin hatırlanması,

67-       Menkul Teslimi –Harç Alınacağı
Menkul teslimini içeren … sayılı dosyada, icranın yerine getirilmesinde tahsil harcı alınmadığı saptanmıştır.

* Konu ile ilgili bulunan 492 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile aynı Yasa’ya bağlı (1) sayılı Tarifenin B-icra iflas harçları kısmının I- icra harçları bölümünün 3/g alt bölümünün amir hükmüne uyulmasında hassasiyet gösterilmesi,
68-       Paranın PTT Aracılığı ile Gönderileceği, Bizzat Götürülmeyeceği
… esas sayılı talimat dosyasında olduğu gibi, Ankara İcra Müdürlüğünce yazılan talimat üzerine borçludan tahsil olunan paranın PTT aracılığıyla Ankara İcra Müdürlüğüne gönderileceği yerde, bizzat götürüldüğü gözlenmiştir.

* Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 13/04/1984 gün ve 10569 sayılı Mütalâası’na göre, memurların para ile bulundukları görev yerinin dışına çıkmalarının İİK Yönetmeliği’nin 9. maddesine uygun düşmediğinden, bu tür uygulamanın terk edilmesi,

69-       Peşin Harcın Takip Sonunda Tahsil Olunan Harçtan Mahsubu Gerektiği
… esas sayılı ilamsız takip sonucu peşin harcın mahsup edilmediği, …. esas sayılı dosyada ise ilk reddiyatta mahsup yapılıp, takip sonuna bırakılmadığı gözlenmiştir.

* Harçlar Yasası’nın 29/2 maddesine göre, peşin alınan harçların takip sonunda asıl harca mahsubu gerektiğinin bilinmesi,

70-       Polis ve Jandarmaya Yevmiye Verilmeyeceği
Hacze birlikte götürülen polis memuruna (jandarma erine) yevmiye tahakkuk ettirildiği gözlenmiştir.

* Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 31/03/1966 gün ve 6854 sayılı Mütalâası’na göre, İcra İflâs Kanunu’nun 81. maddesi gereğince, zabıta memurlarının zor kullanmada icra müdürüne yardımcı olmak ve emirlerini ifa etmekle mükellef olmaları nedeniyle polis ve jandarma erlerine yevmiye verilmesine olanak bulunmadığının bilinmesi,
71-       Posta Mutemet Defteri-Paranın Kasa Defterine İntikal Ettirileceği
Posta mutemet defteri kayıtlarına göre, … icra müdürlüğünden gönderilen …liranın PTT den … günü alınmasına karşın, tahsilât makbuzu kesilerek kasa defterine intikalinin sağlanmadığı görülmüştür.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 9. maddesinde açıklandığı gibi, PTT kanalıyla gelen paraların da alındığında daireye gelinir gelinmez tahsilât makbuzu kesilerek kasa defterine işlenmesi, aksi hâlin sorumluluk tevdi edebileceğinin bilinmesi ve bu konuda çok hassas davranılması,
72-       Resmi Daireler Namına Şahıslara Ödenen Paralar İçin Düzenlenen Makbuzlardan Alınan Damga Vergisinin Ödeme Miktarı Üzerinden Alınması Gerektiği
… esas sayılı dosyada, Maliye Bakanlığının borçlu olduğu takip sonunda alacaklıya asıl alacağı aşan ödeme miktarı göz önünde bulundurulmadan asıl alacak üzerinden damga vergisi alındığı saptanmıştır.

* Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablonun IV. makbuzlar ve diğer Kâğıtlar başlığı altındaki (1-d) bendi gereğince, icra dairelerince resmi daireler namına şahıslara ödenen paralar için düzenlenen makbuzlardan binde 6 oranında damga vergisi alınacağının ve bunun matrahının makbuz bedeli olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

73-       Resmi Dairelerin İlama Dayalı Tezyidi Bedel Farkları Nedeniyle Ödedikleri Paraların Damga Vergisinden Muaf Olduğu, Resmi Daire Namına Şahıslara Ödenen Paralar İçin Düzenlenen Makbuzlardan Alınan Damga Vergisinin Ödeme Miktarı Üzerinden Alınması Gerektiği
Resmî dairenin ilâma dayalı olarak ödemek zorunda kaldığı tezyidi bedel farkının alacaklıya tediyesi sırasında damga vergisi kesintisi yapıldığı, matrah olarak ödenen miktar yerine harca esas meblağın esas alındığı tespit edilmiştir.

* 17/11/1999 gün ve 23879 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sayıştay Genel Kurulunun 1999/5 esas sayılı İçtihadı Birleştirme kararına ve Danıştay 7. Dairesinin 28/02/2000 tarihli, 1999/2300 esas ve 2000/648 karar sayılı kararına göre, resmî dairelerin ilâma dayalı tezyidi bedel farkları nedeni ile ödemek zorunda kaldıkları meblağların damga vergisinden muaf bulunduğunun; ayrıca, matrahın kesintilerden sonra ödenen meblağ olduğunun bilinmesi,

74-       Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliğinin Harçtan Muaf Olduğu
Organize Sanayi Müteşebbis Başkanlığının ‘yönetim aidatı’ nedeniyle alacaklı olduğu … esas sayılı ilâmlı takipte, başvurma harcı alındığı görülmüştür.

* 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 12/d ve 21/1 maddeleri uyarınca OSB tüzel kişiliğinin, bu Kanun’un uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

75-       Satış Şartnamelerinde Tellâliye Harcının Satıcıya Ait Olduğunun Yazılması Gerektiği
… esas sayılı dosyalarda bulunan satış şartnamelerinde, “tellâliye harcının alıcıya ait olduğu”nun yazıldığı görülmüştür.

* 2464 sayılı Belediye Gelirleri Yasası’nın 68. maddesi, Mahallî İdareler Genel Müdürlüğünün 17/12/1981 gün ve 1081-3 sayılı Yazıları ve Maliye Bakanlığının Gel. 263000-5-17969 numaralı Mütalâası uyarınca, anılan harcın mükellefinin malı satılan olduğunun hatırlanması,

76-       Satışın Resmî Tatile Gelmesi Hâli
… esas sayılı dosyada, mahcuzun satışı için resmî bayram tatiline rastlayan … gününün tayin edildiği ve bu sebeple satışın yapılamadığı anlaşılmıştır.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun 112. maddesine göre, tayin edilen satış gününün resmî tatile rastlaması hâlinde, aynı kanunun 19. maddesine göre işlem yapılacağının müteakip işlemlerde nazara alınması,

77-       Senet Asıllarının Borçluya Verilebileceği
Kambiyo senetlerine müstenit takiplerde, senet fotokopilerinin dosyaya konularak, asıllarının takip talebi günü veya takibin kesinleşmesini müteakip alacaklıya iade edildiği belirlenmiştir.

* Bakanlığın 08/02/1978 gün ve 3545 sayılı Mütalâası’nda da izah olunduğu üzere, bu tür senetlere dayalı takip talebinde bulunan alacaklıların, İcra ve İflâs Kanunu’nun 167. maddesi gereğince, başvuru istemine ekleyeceği senet aslının, alacağın tamamen tahsili sonunda ve ancak borçluya iade olunabileceğinden, sözü edilen senetlerin takibin sonuna kadar dairede saklanmasının usul ittihazı,
78-       Senet Asıllarının Dosyada Saklanmayacağı
… esas sayılılarda olduğu gibi, senet asıllarının dosyada saklandığı görülmüştür.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun Tatbikatına Dair Nizamname’nin 30. maddesine göre, zıyaına sebebiyet verilmemesi bakımından dosya arasında senet aslı bulundurulmamasına dikkat edilmesi,
79-       Sırf Haczin Kaldırılması (Fekki) Taleplerinden Tahsil Harcı Alınmayacağı
Taşınmaz veya motorlu taşıtların kaydı üzerine haciz şerhi işlendiği ya da fiilen haciz gerçekleştirildiği hâllerde, borçlu tarafından yapılan bir ödeme de bulunmamasına rağmen, alacaklı veya vekili tarafından takipten vazgeçildiğine, alacağın haricen tahsil edildiğine dair bir beyanda bulunulmadan sadece ‘mevcut haczin fekkini(kaldırılmasını) talep ederiz’ şeklindeki taleplerinden tahsil harcı alındığı saptanmıştır.

* İİK 23. maddesi her ne sebeple olursa olsun icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının alınması gerektiğine amir olduğu cihetle, icra iflas kanunu ve harçlar kanununda yorum ve kıyas yapılamayacağından icra dosyasında hiçbir tahsilât olmadığı halde haczin kaldırılması talebinin alacağın tahsil edildiğine karine sayılamayacağı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24/05/2004 tarih ve 2004/9189 esas, 2004/13126 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, alacaklı asil veya vekili icra dairesine yapmış olduğu başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğinden ve takipten vazgeçtiğine dair bir beyanı da bulunmadığından 492 sayılı Yasa’nın 23. maddesinde takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörüldüğünden anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığı, icra müdürlüğünce tahsil harcı alınmasının doğru olmadığı, ayrıca alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal bulunmadığı da göz önünde bulundurularak bu tür haczin kaldırılması taleplerinden tahsil harcı alınmaması, aksi uygulamadan vazgeçilmesi,

80-       Sosyal Sigortalar Kurumu
… esas sayılı S.S.K tarafından prim alacağının tahsili için takibe konulan ve infaz edilip işlemden kaldırılan dosyalarda, borçlu taraftan alınması gereken … YTL başvurma harçlarının alınmadığı belirlenmiş, noksanlıklar denetim sırasında tamamlattırılmıştır.

* 506 sayılı Kanun’un 126. maddesinde SSK tarafından yapılan işlemlerden hiçbir resim ve harç alınmayacağından bahsedildiği, adlî ve icra-i işlemlerde harç, resim ve damga vergisinden muafiyete dair bu konuda herhangi bir hüküm bulunmadığının,

Diğer taraftan, 27/07/1983 tarih ve 18177 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2868 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değişik 4792 sayılı SSK. Kanunu’nun 24. maddesi (C) bendinde, “kurum tarafından açılan ve kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilânları” Her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır denildiğine göre, söz konusu hallerde kurumun kişisel muafiyeti bulunduğunun,

Bakanlık HİGM’nin 16 Eylül 1986 gün 28973 sayılı Mütalâası’na göre de kurumun muhatap olduğu dava ve icra takiplerinde karşı taraftan alınması gerekli vergi, resim ve harçların yükümlü olduğu oranda karşı taraftan alınması gerektiğinin hatırlanması,

NOT: Bağ-kur gibi alınacaktır.

81-       Tahliye-Harç Miktarı
… esas sayılı takip dosyasında, yıllık kira …. bin YTL bulunduğu, icra emrinin tebliğinden sonra kendiliğinden boşaltıldığı halde … YTL harç alınması gerekirken …. YTL fazlası ile …. YTL harç alındığı saptanmıştır.

…..sayılı tahliye dosyalarında …. YTL başvurma … YTL yerine getirme …. YTL cezaevi yapı pulu harcı alındığı, ayrıca…….esas sayılı ilama müstenit ve yıllık kirası … YTL olan tahliyeye ait takipte icra emrinin tebliği üzerine kendiliğinden boşaltılmasına rağmen %1,8’nin yarısı olan … lira harcın alınmadığı görülmüş eksiklik ikmal ettirilmiştir.

… esas sayılı gayrimenkul tahliyesine dair takiplerde borçlunun kendiliğinden tahliyesinde, tespit edilecek yıllık kira bedeli üzerinden %0.9 nispetinde tahliye harcı alınmadığı anlaşılmıştır.

* Harçlar Kanunu’nun 18. maddesine göre tahliye harcının bir yıllık kira bedeli veya bu süreye tevkifan hesaplanacak değer üzerinden ayrıca belirtilen kanuna bağlı l sayılı Tarifenin B-1-3-f-aa-bb bendi gereğince %1.8 ve %3.6 oranında aynı Kanun’un 24. maddesi uyarınca tarifede yazılı miktarların yarısı nispetinde alınacağının bilinmesi,

Harçlar Kanunu’nun 18 ve 24. maddeleri ile belirtilen kanuna bağlı (l) ayılı Tarifenin B-1-3-f-aa-bb bendi nazara alınarak, ayrıca Maliye Bakanlığı GGM’nin 31/12/1964 gün ve 223310-49356 sayılı ile Bakanlığın 15/12/1965 gün ve 24468 sayılı Mütalâaları’nda da belirtildiği gibi gayrimenkullerin tahliye ve teslimlerinde tahliye, icra emrinin tebliği üzerine vaki olduğundan yıllık kira bedeli üzerinden (yüzde 1.8) ve icra marifetiyle yapıldığı taktirde (yüzde 3.6) nispetinde, mezkur 24. madde gereğince de belirlenen oranların yarısı nispetinde harç alınacağının bu kabil hallerde icraca tahsil edilen para söz konusu olmadığından 2548 sayılı Kanun’a göre cezaevi yapı harcı alınamayacağının bilinmesi

82-       Tahliye-Peşin Harç Alınmayacağı
… esas sayılı dosyada, kira bedelinin ödenmemesi üzerine İcra ve İflâs Kanunu’nun 269. maddesine dayanılarak yapılan takipte, tarihine göre 124.500 TL. başvurma harcı ile birlikte alacağın binde beşi oranında peşin harç tahsil olunduğu belirlenmiştir.

* Kira akdine dayanan tahliye istemini taşıyan takip, ilâmlı takip sayılmamakla birlikte Harçlar Yasası’nın 29. maddesinin kıyas yoluyla tatbiki mümkün olmadığından bu gibi takiplerde peşin harç alınmayacağının bilinmesi,

83-       Tahsil ve Cezaevi Yapı Harcı Matrahı
Bir kısım takip dosyalarında, tahsil ve cezaevi yapı harcının takibe konu meblağı aşan tahsilâtlar üzerinden alındığı görülmüştür.

* 492 sayılı Kanun’a ekli 1 sayılı Tarifenin B-I-3 pozisyonunda değeri belli olan icra takiplerinde, tahsil harcının belli olan değer yani takibe konu alacak üzerinden alınması gerektiğinin bilinmesi,

Cezaevi yapı harcının da Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 06/12/1992 tarih ve 3180 esas, 13407 karar sayılı kararı ve 2548 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince yine takip talebinde yazılı olan alacak miktarı üzerinden alınması gerektiğinin hatırlanması,

84-       Tahsilât ve Reddiyat Makbuzlarının Tasdikli Olacağı ve Dip Koçanlarının Cumhuriyet başsavcılığına İade Edileceği
Kullanılmakta olan tahsilât ve reddiyat makbuzlarının bir bölümünün tasdiksiz olarak bulundurulduğu, kullanılan tahsilât ve reddiyat makbuzları dip koçanlarının da Cumhuriyet savcılığına iade edilmeyip dairede saklandığı belirlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 63. maddesi gereğince, her makbuz cildinin son sayfasının arkasına, cildin tam olduğuna ilişkin onay şerhi verilerek icra müdürüne zimmet karşılığı teslim edilen makbuz dip koçanlarının, kullanılmalarını müteakip Cumhuriyet başsavcılığına iade edilmesi ve belirtilen onay şerhinin mevcudiyetine önem verilmesi,
85-       Takip Konusu İlamın İçerdiği Bakiye Harcın Tahsilinin Araştırılmadığı
İnfaz edilmek üzere tevdi edilen bazı ilâmların, ihtiva ettikleri bakiye karar ve ilâm harçlarının ilgililerince ödenip ödenmediğinin araştırılmadan, takip talebinin kabul edildiği anlaşılmıştır.

* 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32 ve 128. maddeleri gereğince, harçları ödenmeyen ilâmların kabul edilmemesi ve işleme tabi tutulmadan noksanlıkların tamamlattırılması, ilgilisinin bunu tamamlamaktan kaçınması halinde; bu gibi belgelerin ancak ilâmsız icra yoluyla takibe konu olabileceğinin unutulmaması,
86-       Takip Taleplerine Alacaklının TC. Kimlik Numarasının veya Vergi Kimlik Numarasının Yazılması Gerektiği
Genel bir uygulama olarak, takip taleplerinde gerçek kişi alacaklının ve varsa kanunî temsilcisinin “TC. kimlik numarasının”, tüzel kişi alacaklının “vergi kimlik numarasının” yazılmadığı saptanmıştır.

* İcra ve İflas Kanunu’nun 58/1. maddesinde 02/04/1998 tarih ve 4358 sayılı Yasa’nın 3. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında ve yeni İİK Yönetmeliği’nin 20. maddesi uyarınca alacaklının ve varsa kanunî temsilcisinin “T.C kimlik numarasının”, alacaklının tüzel kişi olması halinde ise “vergi kimlik numarasının” yazılmasının kanunun amir hükmü olduğunun bilinmesi,

87-       Takip Tutanağı Düzenlenmesi Gerektiği
Genellikle talimat dosyalarında takip tutanağı düzenlenmediği, yatırılan ve sarfedilen paraların tutanakta gösterilmediği gözlemlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 16 ve 22. maddeleri uyarınca, talimatlar için de takip tutanağı tanzim edilerek, yapılan işlemlerin ve bu arada para tahsil ve reddi işlemlerinin de bu tutanağa işlenmesinin usul edinilmesi,
88-       Talimat Dosyalarının Takipsizlik Nedeni ile İşlemden Kaldırıldığı
Bir kısım talimat dosyasının takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırıldığı belirlenmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu ile Yönetmeliği’nde talimat dosyalarının takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırılmasına ilişkin bir hüküm olmadığı gibi asıl icra dosyasına bağlı olarak işlem yapılması gerektiği dikkate alınarak durumun mahalli icra müdürlüğünden sorulmasından sonra verilecek yanıta göre işlem yapılması,

89-       Talimat Posta Masrafının Alacaklıya Gönderilen Paradan Tahsil Edilemeyeceği-Borçluya Yükletileceği
Talimat posta masrafının alacaklıya gönderilen paralardan tahsil edildiği belirlenmiştir

* Yargıtay İcra ve İflâs Dairesinin 12/3/1946 gün ve 553/1158 sayılı içtihadına ve Bakanlığın 23/12/1953 gün ve 138/19013 sayılı Mütalâası’na tevfikan, Harçlar Kanunu’nun 36/4. maddesi hükmünün, borçlu tarafından takibin yapıldığı icra dairesine yatırılan paraların alacaklısının başka yerdeki adresine gönderilmesi hâlinde geçerli bulunduğunun ve istinabe edilen icra dairesinin takibin yapıldığı icra dairesine gönderdiği paralara şümulü bulunmadığı cihetle, talimat posta masraflarının borçludan tahsili gerektiğinin unutulmaması,

90-       Talimat Vürut Tarihinin Yazılması Gerektiği
Bir kısım talimat dosyalarında, talimat geliş tarihlerinin yazılmadığı görülmüştür.

* İşlemlerin yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığının kontrolüne olanak sağlanması için talimat yazılarında geliş tarihlerinin mutlaka yazılması,
91-       Tarım Kredi Kooperatifleri-Harçtan Muaf Olduğu
Alacaklısı tarım kredi kooperatifi olan … esas sayılı takip dosyalarında harç alındığı saptanmıştır.

* Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 21/4/1986 günlü Mütalâası’nda da açıklandığı üzere 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu’nun 19. maddesinde bu kanuna göre kurulmuş ve kurulacak kooperatif bölge merkez birliklerinin icra makamları nezdinde yapacakları takip ve tahsillerle açacakları tazminat davaları ile ilgili her nevi talep, tebliğ kararları, her türlü masraf, vergi, resim ve harçtan muaf tutulduğuna göre, söz konusu kooperatiflerin ve birliklerin işlemlerinden başvurma ve tahsil harcı ile cezaevi yapı pulu harcının alınmaması gerekeceğinin hatırdan çıkartılmaması,
92-       Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Harç Alınacağı
Muaf olduğu gerekçesiyle alacaklısı tarım satış kooperatifi olan … esas sayılı dosyaların, harca tabi kılınmadığı saptanmış denetim sırasında ikmali sağlanmıştır.

* 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinde icra takip işlemlerinde başvurma ve tahsil harcı alınmayacağına dair bir muafiyet hükmü bulunmadığından eski uygulamanın terk edilmesi,

93-       Tapuya Yazılan Haciz Müzekkerelerine Borçlunun Açık Kimliği ile Bilinmesi Halinde Taşınmazın Yer, Mevki, Ada ve Parsel Numaralarının Yazılması Gerektiği
…. esas sayılı dosyalarda, tapu sicil müdürlüğüne gönderilen haciz müzekkerelerinde bilindiği halde borçlunun sahip olduğu taşınmazın yer, mevki, ada ve parsel numaraları ile şahsi hal sicilindeki verilerinin belirtilmediği saptanmıştır.

* İİK’nın 91. maddesi ile Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 30/01/2006 tarih ve 118 nolu Genelgesi’nin 2. maddesinde belirtildiği üzere haczi bildirilen taşınmazın borçluya ait olup olmadığı mülkiyete getirilen sınırlama açısından büyük önem arz ettiğinden tapu dairelerine yazılacak müzekkerelerde İİK’nın 91. maddede belirtilen hususların yanı sıra borçlunun açık kimliğine yer verilmesi, ayrıca biliniyorsa taşınmaza ait il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm numaralarının yazılması suretiyle aynı ad ve soyadını taşıyan bir başkasına ait taşınmazın mülkiyet hakkının sınırlanmaması ve hak kaybına neden olunmaması,

94-       Tehiri İcra Talebinde Borçlunun Gösterdiği Teminatın İcra Mahkemesince Kabul Edilip Edilmediğinin Araştırılması Gerektiği
… esas sayılılarda, kararın temyiz edilmiş olması nedeniyle tehiri icra talebinde bulunan borçlunun gösterdiği teminatın icra mahkemesi tarafından kabul edilip edilmediği araştırılmadan istemin kabulü ile mehil tanındığı belirlenmiştir.

* İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi amir hükmüne, müteakip uygulamada riayet edilmesi,

95-       Tehiri İcra-Teminat Miktarının Tayini
İlâmlı takiplerde takip ile alakalı davanın temyiz edilmesi halinde, tehiri icra için teminat miktarının icra müdürü tarafından takdir olunduğu müşahede edilmiştir.

* İcra ve İflâs Kanunu’nun 36. maddesi mucibince icranın geri bırakılması için depo edilecek teminatın ve miktarının tayini hususunun icra mahkemesine ait bulunduğu hatırda tutularak, bu gibi durumlarda icra mahkemesinden alınacak karara göre davranılması, belirlenen teminatın depo edilmesinden sonra mehil vesikası verilmesinin yöntem haline getirilmesi,

96-       Tellâliye Harç Miktarı
… esas sayılılarda olduğu gibi, genelde tellâliye resmînin satış bedelinin %2’si oranında tahsil olunduğu saptanmıştır.

* 31/12/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5281 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile değişik 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 70. maddesine göre satış bedelinin tamamı üzerinden değil, 100 Yeni Türk Lirasına kadar olanından %2 aşan kısmından ise %1 oranında tellâliye alınacağının unutulmaması,

97-       Telefon Haczi
Telefon kullanım hakkının haczi için yazı yazıldığı gözlenmiştir.

* 406 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ve 11/3/2000 günlü Resmî Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının 410 sayılı Tahsilat Genel Tebliği’ne göre telefon kullanım haklarının haczedilemeyeceği karar altına alındığından, bundan böyle sadece cihaz olarak telefon ve faks araçlarının haczinin yapılabileceğinin unutulmaması, telefonların konuşmaya kapatılmasının mümkün bulunmadığının bilinmesi,

98-       Tetkik İçin Gönderilen Dosya Akıbetinin Araştırılması Gerektiği
Tetkik ve iade edilmek üzere mahkemelere gönderilmiş olan ve aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen, iade edilmemiş bazı dosyaların akıbetinin araştırılmadığı anlaşılıp gereği yaptırılmış, incelemek üzere istenen bir kısım dosyaların bu nedenle tetkiki olanağı bulunamamıştır.

* Mahkeme veya tetkik merciine gönderilen dosyalar akıbetinin muayyen aralarla sorulmasının usul edinilmesi, kaybolması halinde sorumluluk doğurabileceği gibi ihyasının da çok güç olacağının bilinmesi,

99-       Toplu Tahsilât Ve Reddiyat Makbuzu Düzenlenmesi
Tahsilât ve reddiyat makbuzlarının genel olarak incelenmesinde;

Listeye bağlı olarak gelmeyen ve genellikle 3-4 dosya için mahallinde tahsil edilen paralara ait toplam miktar için tek tahsilât makbuzu düzenlendiği,

Ödemelerde de aynı usulün benimsendiği, dairede kalan nüshalarının ilgili herhangi bir dosyaya konulduğu belirlenmiş, tetkikatta güçlük çekilmiştir.

Başka yer icra dairesinden gönderilmeyen dosyalarla ilgili olarak ve mahallinde tahsil edilen paralara ait toplam miktar için tek makbuz düzenlendiği,

Görülmüştür.

* İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 61 ve 62. maddeleri gereğince, yalnızca icra ve iflâs dairelerine listeye bağlı olarak topluca gelen paralar on ve daha fazla dosyayı ilgilendirdiği takdirde, toplam miktar için tek tahsilât makbuzu kesilebileceğinin, aynı tarzda reddiyat makbuzu düzenlenmesinin ise, başka bir icra ve iflâs dairesine PTT aracılığı ile gönderilmesi gereken on ve daha fazla dosya için mümkün olduğunun, bunun dışında toplu tahsilât ve reddiyat makbuzu tanzimine yasal olarak bulunmadığının,

Bu kabil makbuzların ise dairede tarih sırasına göre, ayrı kartonlarda saklanması gerektiğinin hatırda tutulması, mevcut uygulamadan vazgeçilerek denetim kolaylığının sağlanması,

100-     Türkiye Elektrik Kurumu ve Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Resmî Daire Sayılamayacağı
Borçlu görünen Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü namına özel kişilere ödenen paralar için düzenlenen reddiyat makbuzlarından, binde 6 oranında damga vergisi alındığı saptanmıştır.

* İktisadî kamu kuruluşları olup tüzel kişilikleri bulunan Türkiye Elektrik Kurumu ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 488 sayılı Damga Vergisi Yasası’nın 8. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca resmî daire sayılamayacağının ve bu tür ödemelerin damga vergisine tâbi olamayacağının benzeri işlemlerde göz önünde tutulması,

101-     Vakıflar Başmüdürlüğünün Resmî Daire Sayılmayacağı
… esas sayılı takipte borçlu görünen İstanbul Vakıflar Başmüdürlüğü namına özel kişiye ödenen para için düzenlenen reddiyat makbuzundan, binde 6 oranında damga vergisi alındığı görülmüştür.

* Vakıflar Başmüdürlüğünün 488 sayılı Damga Vergisi Yasası’nın 8/2. maddesi hükmü uyarınca, resmî daire sayılamayacağının ve damga vergisine tâbi olamayacağının benzeri işlemlerde göz önünde bulundurulması,
102-     Vekâlet Ücretinin Bir Kararla Tayini Gerektiği
Avukatla takip edilen bir kısım dosyalarda vekâlet ücretinin karar halinde tutanaklara derç edilmediği, dosya kapağına yapılan hesap tablosunda yer verilmesi ile yetinildiği belirlenmiştir.

* İcra İflâs Kanunu’nun 138/3. maddesi ve Yargıtay İcra İflas Dairesinin l7/04/l956 gün ve 2322/2306 sayılı içtihadı nazara alınarak, vekâlet ücretinin sadece hesap listesine yazılması yöntem ve yasaya aykırı olduğundan, bundan böyle takdir edilecek söz konusu ücretin bir karar halinde tutanaklara yazılması,
103-     Vekâletnamelerde Baro Pulu Bulunması İcap Ettiği
Dosyalara ibraz edilen vekâletnameler de, baro pulu mevcut olmadığı halde takiplerin kabul edildikleri ve bu güne kadar da eksik pulların tamamlattırılmadığı anlaşılmıştır.

* 10/05/2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 sayılı Yasa’nın 27/2 maddesine göre, bundan böyle avukatlarca vekâletname sunulan mercilerin pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekâletnameleri ve örneklerini kabul edemeyeceklerinin, gerektiğinde ilgiliye on günlük süre vererek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekâletnamelerin işleme konulamayacağına ilişkin yasal zorunluluğun yerine getirilmesi,

104-     Yapılan İşlemlerin Tutanaklara Açıkça Yazılacağı
Genellikle yapılan işlemlerin tutanaklara düzgün bir şekilde yazılmadığı, ayrıca tutanaklarda taraflarca açılan taleplerin kabul veya reddi ile haciz işlemlerini yapmakla görevlendirmeye dair verilen kararların hangi görevli tarafından verildiği belirtilmeden sadece imzalandığı anlaşılmıştır.

* Denetimlere kolaylık sağlanması, kararı verenin tanınması ve sorumluluğunun tespiti ile ileride ihtilafa sebebiyet verilmemesi bakımından, İcra ve İflas Kanunu’nun 8 ve Yönetmeliği’nin 20. maddeleri dairesinde yapılan tüm işlemlerin tutanaklara geçirilmesi sağlanarak talepleri değerlendirip karar veren görevli memurun isim ve unvanının varsa sicil numarasının tutanağa yazılmasının yöntem haline getirilmesi,

105-     Yasal Unsurları Taşımayan Bonolarla veya Süresinde veya Hiç Bankaya İbraz Edilmeyen ve Karşılıksız Olduğu Saptanmayan Çeklerle Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip Taleplerinin Kabul Edilemeyeceği
Alacaklısı (emrine ödenecek olan) veya borçlusu( senedi tanzim eden) gerçek veya tüzel kişi olmayan, tanzim tarihi veya yeri yazılı olmayan bonolar ile (süresinde veya hiç bankaya ibraz edilmeyen ve karşılıksız olduğu saptanmayan çeklerle) kambiyo senetlerine mahsus takip taleplerinin kabul edildiği gözlenmiştir.

* Türk Ticaret Kanunu’nun 583 ve 688. maddelerinde gösterilen aslî ve zarurî şartları taşımayan senetlerin, aynı Yasa’nın 584 ve 689. maddeleri gereğince bono niteliğinde sayılması mümkün olmadığından; bu kabil belgelerin kambiyo senetlerine mahsus yolla takip için yeterli olmadığının, İİK’ 168. maddesi gereğince senedin kambiyo senedi olup olmadığının resen araştırılması gerektiğinin, aksi halde talebin reddine karar verilmesi icap ettiğinin, alacaklı talep ettiği takdirde adi takip yapabileceğinin hatırlanması,

Türk Ticaret Kanunu’nun 708. maddesi gereğince bir çekin keşide edildiği yerde ödenecekse on gün, keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmesi gerektiği, aynı Yasa’nın 720. maddesine göre de vaktinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğunun muhatap banka tarafından ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla sabit bulunduğu takdirde hamilin cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat haklarını kullanabileceği göz önünde bulundurularak süresinde veya hiç muhatap bankaya ibraz edilmeyen ve karşılıksız olduğu saptanmayan çekler ile müracaat hakkı kullanılamayacağından bu nevi evrakın kambiyo senetlerine mahsus yolla takip için yeterli olmayacağının anımsanması,

106-     Yazar Kasa Haczinin Mümkün Olmadığı
… esas sayılı talimat dosyasında, … tarihinde Sanyo marka yazar kasanın (ödeme kaydedici cihazın) haczedildiği gözlenmiştir.

* Katma değer vergisi mükelleflerinin ödeme kaydedici cihazları kullanmaları mecburiyeti hakkındaki 3100 sayılı Kanun’un 3482 sayılı Kanun’la değişik 9. maddesinin 3. fıkrasında, kullanılan ödeme kaydedici cihazlar, ilgilinin gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti sona ermedikçe haczedilemez hükmü yer aldığından, bu tür cihazların haczinde, borçlunun vergi mükellefiyetinin araştırılması ve sürdüğü takdirde yazar kasanın haczedilmemesi,

107-     Yediemin Teslim Zabıtlarına Damga Pulu Yapıştırılmayacağı
… esas sayılı takip dosyalarında olduğu gibi, 01/01/1986 tarihinden sonra mahcuz malın yediemine teslimini içeren haciz tutanaklarına damga pulu yapıştırıldığı gözlenmiştir.

* 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tablonun IV-Makbuzlar ve Diğer Kâğıtlar Bölümünün 1/a-f pozisyonunun 3239 sayılı Yasa’nın 140. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığının hatırlanması,

108-     Yediemin Ücreti-Satış Yapılamaması-Malın Yediemine Teslimi
Günlük ücret takdir olunarak, yediemine teslim edilmek suretiyle haciz ve muhafaza altına alınmış bulunan menkul malların uzun süre satışı talep edilmediğinden, genellikle ücretini karşılamak üzere yediemine terk zorunda kalındığı beyan ve müşahede olunmuştur.

* Muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verilebileceğini düzenleyen İcra ve İflâs Kanunu’nun 113. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, haciz ve muhafaza tutanaklarından birer suretin ayrı bir kartonda toplanarak, belirli fasılalarla gözden geçirilip muhafazası masraflı hale gelen mahcuzların satışı cihetine gidilmesi suretiyle aynı kanunun 85/son maddesinde öngörülen borçlu menfaatinin de korunmasına özen gösterilmesi,
109-     Yediemin Ücretinin Fazla Takdir Olunması
… esas sayılı takip dosyasında, yediemine teslim edilen traktörün muhafazasına karşılık, 26/10/1984 tarihinden 11/03/1985 tarihine değin geçen süre için … YTL yedieminlik ücreti tahakkuk ettirildiği tespit edilmiştir.

* Yediemine verilecek ücret miktarının tayin ve takdiri memura ait olmakla beraber takdir hakkının, kamu vicdanınca tasvip gördüğü sürece yerinde kullanılmış sayılacağının unutulmaması, emsali yerlere ve işlere göre fahiş ücret takdirinden kaçınılması,

110-     Yediemine Ödenen Ücretler İçin Düzenlenen Reddiyat Makbuzlarından Binde 6 Oranında Damga Vergisi Alınması Gerektiği
Resmi daire sıfatını taşıyan İcra Müdürlüğünce yediemine ödenen yediemin ücretleri için düzenlenen reddiyat makbuzlarından binde 6 oranında damga vergisi alınmasından sarfınazar edildiği anlaşılmıştır.

* 5281 sayılı Yasa ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tablonun IV. makbuzlar ve diğer kâğıtlar başlıklı bölümün 1-b maddesi hükmü uyarınca yediemine ödenen ücretler için düzenlenen makbuzlardan binde 6 oranında damga vergisi alınması gerektiğinin unutulmaması,

111-     Yılsonu Devirlerinde Dosya Numaralarının Da Gösterileceği
esas ve talimat defterlerinde yılsonu devirlerinde, her yıldan devreden dosya sayısı gösterilmiş ise de ilgili dosyaların numaralarının yazılmadığı saptanmıştır.

* İcra İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 4 ve 5. maddeleri gereğince, her yılsonunda o yıla ait esas ve talimat defterlerinin sonuna; gelen işlerden, ne kadarının icra edildiği, ne kadarının takipsiz bırakıldığı ve ne kadarının yeni yıla devredilmiş olduğu yazılarak, devredilen dosyaların sıra numaralarının bir cetvel halinde gösterileceği veya bir liste halinde deftere ekleneceğinin hatırlanması,

112-     Ziraat Bankası – Halk Bankası – Emlak Bankası – Pamukbank – Vakıfbank Harca Tabi Olmadığı
… esas sayılı Halk Bankasının (Ziraat Bankası, Emlak Bankası, Pamukbank, Vakıfbank) alacaklı olduğu takipte, başvurma harcı, peşin harç ile yapılan ödemeden tahsil harcı ve cezaevi yapı harcı alındığı gözlenmiştir.

* 5230 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile 4684 sayılı Yasa ile 4603 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4. madde uyarınca, 4603 sayılı Kanuna tabi olan Halk Bankası (Ziraat Bankası, Emlak Bankası, Pamukbank, Vakıfbank) hakkında yeniden yapılandırma süreci içinde bulunan bu bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış ve açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2, 23 ve 29. maddeleri ile 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’un 1. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağının hatırdan uzak tutulmaması,

B-İFLAS ÖNERİLERİ

1-         Adi Tasfiyeye Karar Verilip İflas İdarelerine Devredilen Dosyalarda İflas İdareleri Tarafından Alınan Kararların Daireye Sunulması Gerektiği
Adi tasfiyeye karar verilip ilk alacaklılar toplantısı sonucu oluşan iflas idaresine havale olunan … esas sayılı iflas dosyalarında, iflas idareleri tarafından alınan kararların daireye sunulmadığı, bu nedenle iflas dairesinin bu kararlara karşı itiraz hakkını kullanamadığı saptanmıştır.

* Her ne kadar İİK’nın 226. maddesine göre, masanın kanuni mümessili iflas idaresi ise de, İİK’nın 227/2 maddesi uyarınca icra mahkemesinin iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisi bulunduğundan ve İİK’nın 223/5 maddesi gereğince de iflas idareleri iflas dairesinin murakabesi altında olduğundan iflas dairesinin alacaklılar toplantısı kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaat ederek itiraz etme görevini yerine getirebilmesi açısından iflas idareleri tarafından alınan bu yöndeki kararların daireye bildirilmesinin usul haline getirilmesi,

2-         İflas Dairesince Basit Tasfiyeye Karar Verilmesi Üzerine Alacaklıların İddialarını Bildirmek Üzere İlanla Davet Edilmesi Gerektiği
… esas sayılı iflas dosyalarının incelenmesinde, iflas dairesince İİK’nın 218 maddesine göre basit tasfiyeye karar verildiği halde, aynı Yasa’nın 218/2 maddesi uyarınca alacaklıların alacaklarını ve iddialarını bildirmeye davet edilmediği, gerekli ilanın yaptırılmadığı anlaşılmıştır.

* İflas Dairesince İİK’nın 218/1 maddesi uyarınca basit tasfiyeye karar verilmesi halinde; İİK 218/2 maddesi gereğince, alacaklıların yirmi günden az, iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeye ilanla davet edilmesi gerektiğinin, bu müddet içinde alacaklılardan birisinin masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını isteyebileceğinin unutulmaması,

3-         İflas İdareleri Tarafından Seçilmelerinden İtibaren 3 Ay İçerisinde Alacaklıların Sırasını Gösterir Cetvel Yapılmasının İcap Ettiği
… esas sayılı iflas dosyalarında, iflas idaresinin seçilmesinden sonra üç ay içerisinde iflas idaresi tarafından alacaklıların sırasını gösterir cetvel yapılmadığı ve üç ayın bitmesinden önce sürenin uzatılmasının icra mahkemesinden istenilmediği, iflas dairesinin de bu durumu icra mahkemesine intikal ettirmediği anlaşılmıştır.

* İİK’nın 232 maddesi amir hükmü gereğince, alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflas idaresinin seçilmesinden itibaren en geç üç ay içinde iflas idaresi tarafından 206 ve 207. maddelerde yazılı hükümlere göre, alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılacağının ve iflas dairesine bırakılacağının, zorunlu hallerde üç ayın hitamından önce iflas idaresinin icra mahkemesine başvurması halinde icra mahkemesinin bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok üç ay daha uzatabileceğinin, bu süre içinde sıra cetvelinin verilmemesi halinde iflas dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflas idaresi üyelerinin vazifesine son verileceğinin ve yaptıkları hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmeyeceği gibi bir daha aynı iflas idaresinde görev alamayacaklarının kanuni zorunluluk olduğu hatırlanarak, iflas idarelerinin seçilmelerinden itibaren en geç üç ay içerisinde alacaklıların sırasını gösterir cetveli yapıp iflas dairesini verip vermedikleri, bu sürenin dolmasından önce sürenin uzatılması için icra mahkemesine müracaat edip etmedikleri takip edilerek, bu süreler içerisinde sıra cetvelinin verilmediğinin saptanması halinde durumun iflas dairesi tarafından icra mahkemesine bildirilmesinin zorunlu olduğunun gözden ırak tutulmaması,

4-         İflas Kararının Daireye Gelmesinden Sonra Yapılması Zorunlu İşlemler
İflas kararının ilgili mahkeme tarafından daireye gönderilmesinden sonra, daire tarafından İİK’nın 166/2. maddesi gereğince kararın kendiliğinden ve derhal ilgili yerlere bildirilmesine ve ayrıca kararın gerekli gazetelerde ilan edilmesine rağmen;

… esas sayılı iflas dosyalarında olduğu gibi,

a)   O iflas işine mahsus olmak üzere açılan dosyanın Nizamnamede belirtilen şekilde tutulmadığı,

b)   Derhal müflisin mallarının defterinin tutulmasına başlanmadığı,

c)   Müflisin mağazalarında, eşya depolarında, imalathanelerinde, perakende satış dükkânlarında, buna mümasil yerlerinde tespit yapılıp mühürlenmesine, paralarının, kıymetli evrakının, ticari ve ev idaresine ait defterlerinin ve sair herhangi ehemmiyeti haiz evrakının muhafaza altına alınmasına çalışılmadığı,

d)   Müflisin sorguya çekilmediği,

e) Müflis tarafından gönderilen veya müflisin namına gelen mektup, telgraf ve havalenamelerle paket ve kolilerin, gümrüğe vürut eden ve edecek olan malların ve banka ve noterdeki mevduat ve rehinlerin müflise verilmeyerek masa emrine hazır bulundurulması hakkında Posta ve Telgraf ve Gümrük idareleriyle banka ve noterlere tebligat yapılmadığı,

f)   Müflisin mal varlığı bulunup bulunmadığı ayrıntılı bir şekilde araştırılmadan bankalardan ve tapu dairesi ve trafikten gelen yazı cevapları ile yetinilerek İİK’nın 217. maddesi gereğince tasfiyenin tatiline karar verilip ilan edildiği ve akabinde Ticaret Mahkemesinden iflasın kapatılmasının talep edildiği,

Anlaşılmıştır.

* Dosyaların İcra İflas Kanunu’nun Tatbikatına Dair Nizamname’nin 20, 36 ve 37. maddelerinde açıklanan şekilde tutulmasına önem verilmesi,

İİKN’nın 208. maddesi gereğince iflasın açılması tebliğ olunur olunmaz müflisin mallarının defterinin tutulmasına başlanılması, muhafazaları için lazım gelen tedbirlerin alınması,

İİK’nın 210. maddesi uyarınca İflas dairesince müflisin mağazalarında, eşya depolarında, imalathanelerinde, perakende satış dükkânlarında ve buna mümasil yerlerinde tespit yapılarak gerektiğinde kapatılıp mühürlemesinin, paraların, kıymetli evrakın, ticari ve ev idaresine ait defterlerin ve sair her hangi ehemmiyeti haiz evrakın muhafaza altına alınmasının yasal zorunluluk olduğunun bilinmesi,

İcra İflas Kanunu’nun Tatbikatına Dair Nizamname’nin 39. maddesi gereğince, celp edilen ve icabında zabıta marifetiyle ihzar olunan müflisin nizamnamede belirtilen ve halin icabına göre lazım gelen diğer sorular sorularak sorguya çekilmesi hususuna önem verilerek yöntem haline getirilmesi,

İcra İflas Kanunu’nun Tatbikatına Dair Nizamname’nin 38. maddesi gereğince, iflas hükmünün icra veya iflas dairesine tebliğini müteakip dairece müflis tarafından gönderilen veya müflisin namına gelen mektup, telgraf ve havalenamelerle paket ve kolilerin, gümrüğe vürut eden ve edecek olan malların, banka ve noterdeki mevduat ve rehinlerin müflise verilmeyerek masa emrine hazır bulundurulması hakkında Posta ve Telgraf ve Gümrük idareleriyle banka ve noterlere tebligat yapılması gerektiğinin unutulmaması,

Bankalar, tapu sicil ve trafik tescil müdürlüklerinden gelen yazı cevapları ile yetinilmeyerek İİK 208, 210, 211, İcra İflas Kanunu’nun Tatbikatına Dair Nizamname’nin 38 ve 39. maddeleri gereğince, müflisin mal varlığı bulunup bulunmadığı ayrıntılı bir şekilde araştırıldıktan ve masaya ait hiçbir mal bulunmadığına dair kesin kanaate ulaşıldıktan sonra tasfiyenin tatiline karar verilmesine özen gösterilmesi,
5-         İflas Kararının Daireye Tebliğinden İtibaren 3 Ay İçerisinde Tasfiyenin Adi Veya Basit Şekilde Yapılmasına Karar Verilmesinin İcap Ettiği
… esas sayılı iflas dosyalarında, iflas kararının daireye tebliğinden itibaren üç ay içerisinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağının tespit edilmediği (yasal süre geçtikten sonra tespit edildiği) anlaşılmıştır.

* İcra İflâs Kanunu’nun 208/3. maddesi gereğince iflâs dairesinin, iflâs kararının kendisine tebliğinden itibaren, en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorunda olduğunun unutulmaması,

6-         İflas Kararının Kesinleşip Kesinleşmediği Araştırılmadan İİK’nın 217. Maddesine göre Tasfiyenin Tatiline ve İlânına Karar Verilemeyeceği
… esas sayılılarda, iflas kararının ilgili mahkeme tarafından daireye gönderilmesinden sonra İİK’nın 164/2 maddesi gereğince, iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan müflisin mal varlığı bulunmadığından bahisle İİK’nın 217. maddesine göre tasfiyenin tatiline ve ilanına karar verildiği görülmüştür.

* İİK’nın 164/2. maddesi gereğince, iflas kararının temyizi iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani olmamakla birlikte iflas kararı kesinleşmeden iflasın tatiline karar verilemeyeceğinin bilinmesi,

7-         İflasın Açılmasından İtibaren 6 Ay İçerisinde Tasfiye Sonuçlandırılmadığı Halde İcra Mahkemesinden Sürenin Uzatılmasının İstenilmesi İcap Ettiği
… esas sayılı iflas idaresi tarafından yürütülen dosyalarda olduğu gibi, iflasın açılmasından itibaren 6 ay içerisinde tasfiye sonuçlandırılamadığı halde, icra mahkemesinden sürenin uzatılmasının istenilmediği, iflas idaresi memurlarının bu konuda zamanında uyarılmadığı saptanmıştır.

* İİK’nın 256. maddesi gereğince iflas açıldıktan sonra altı ay içerisinde tasfiye edilmesi gerektiğinin, bu müddet içerisinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklıların toplanıp çoğunlukla basit tasfiye usulünün tatbikine karar verebileceğinin, böyle bir karar verilmemişse icra mahkemesinin icabına göre bu müddeti uzatabileceğinin anımsanması,

8-         İflasın Kapatılmasına İlişkin Kararın Yurt Düzeyinde Tirajı En Yüksek Beş Gazeteden Birisinde Yayınlanması Gerektiği
… esas sayılı iflas dosyalarında; iflasın kapatılmasına ilişkin kararın, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmakla birlikte, masraf bulunmadığı gerekçesi ile yurt düzeyinde baskı sayısı en yüksek beş Gazete’den birinde yayınlanmadığı görülmüş ve beyan edilmiştir.

* İflasın kapanmasına ilişkin kararın İİK’nın 166/2 ve 3. maddesi gereğince maddede belirtilen ve lazım gelen yerlere bildirilmesi yanında Ticaret Sicil Gazetesi ile yurt düzeyinde trajı en yüksek beş Gazete’den birinde ilan edilmesi gerektiğinin, bunun için gerekli avansın peşin olarak alınmasının sağlanması için gereğinin yapılmasının unutulmaması,

9-         İlgili Mahkeme Tarafından İflasın Kapanmasına Karar Verildikten Sonra Bu Kararın İflas Dairesince İflas Açılırken Bildirilen Yerlere Duyurulmasının Zorunlu Olduğu
… esas sayılı iflas dosyalarının incelenmesinde, ilgili mahkeme tarafından İİK’nın 254. maddesi gereğince iflasın kapanmasına karar verildikten sonra, bu kararın iflas dairesince İİK 166/2 maddesine göre ilan edilmesine rağmen, ayrıca iflas açılırken bildirilen yerlere duyurulmadığı gözlenmiştir.

* İİK 166/3 maddesi gereğince, iflasın kapandığının da aynı surette iflas dairesi tarafından kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, menkul kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildirilmesinin zorunlu olduğunun hatırdan çıkarılmaması,